Varlığın Vicdanı

Kişi düşünceleriyle kendisini ifade eden ve uygulamak isteyen canlıdır. İç dünyası bin bir düşünceyle doludur. Hayatın gerçeklerini yaşarken, doğru mantıkla ve vicdanının güzelliğiyle hareket etmediğinde kendisine acı çektirebilir. Temel yapısı gereği vahşilikleri üzerinde uzun süre taşıyacak varlık olarak doğmuştur. Konuşmayı öğrendikten binlerce yıl sonra bile bilimsel, teknolojik ve inançsal gelişime yeteri kadar ulaşamamıştır. Ayrıca atalarından almış olduğu genetik aktarım ile birlikteki zihinsel gelişimi ve dolayısıyla geçmişteki düşüncesinin yetersizliği üretkenliğini ve yeteneklerinin bir yola sokması için kendi yaşadığı şartlarda yeterli olamamıştır. Kişi algısal fırtınalara son derece yatkın bir varlık olarak yaratılmasına veya oluşturulmasına rağmen algısal yönlendirmelerden kaçınacak doğru mantığa ayrıca sahiptir. Doğruları sevmesine karşın hayati çıkarlarını savunmayı seven varlıktır. Varlığının gerçek anlamda tehlikeye girdiği anlarda doğruluktan ve vicdandan şaşabilir. Yaşamı tehlikedeyse hiçbir şeyin önemi yoktur. Bu durumlar varlık ve yokluk meselesi olduğundan dolayı  varlığının sürmesi için ne gerekiyorsa öyle hareket eder. Elbetteki kendine ait kişileri  korumayı kendisinden bile öncelikli olarak seçme ihtimali her zaman geçerlidir. Görünen ve görünmeyen nesnelerle ilgili olarak bilinmeyeni bilinir yapmak içindeki cevherde vardır. Her kişi bu cevhere sahip olduğu gibi kolay olanı değil, doğru olanı seçtiğinde gerçek bir zevk ve mutluluk yaşayabilir. Bu durum yaşamını uzattığı gibi, vicdanı rahattır. Bu gerçeklikler ile kişinin eğitilmeden, öğretilmeden ve sevgi gösterilmeden tam bir kişilik haline gelemeyeceği bilinmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir