Kelebek Yaşamı
Yalnızlık yolunun başlangıcında olduğumu hissediyorum. Bunu her gün biraz daha hissetmenin yanında, bu kadar sindire sindire oluşturulmasını sabırsız zihnim ile yaşıyorum. Öyle yavaş bir hal içinde bu gerçekliğe zihnim ile alıştırılıyorum ki,bu nasıl bir olgusuz olgudur diye sormadan edemiyorum. Yaşadığım bu durum düşünsel sabırsızlığa kesinlikle sürüklemiyor. Bir an için sabırsızlık gösterilse dahi, bu durum kendi sistemi içerisinde ve normal bir akış içinde son olacak yaşam yolunun gidişatında nefesleneceği yaşam duraklarında bekletmekte ve o duraklarda hayatın geçişine dolayısıyla son buluşmasına yavaş yavaş alıştırılmaktadır. O kadar dengeli bir yaşamın içindeyiz ki, bu sihirli yaşam nasıl olur da bu kadar dengeli var olmuşluğunu gün be gün bizlere yaşatmaktadır. Veya daha farklı düşünebiliriz. Yaşam bir sihir değildir. Bizler öyle sanıyoruz. Bir şeyler, bir şeylerin zorunlu oluşmasından meydana gelmiştir. Yani, zorunluluktan her şey kendi yolunda gitmektedir. Kaçınılmaz olanlar yaşanmaktadır. Var olan olmak zorundadır. Etkiler ve tepkiler meselesidir. Yaşamın kendi farkındalığı içinde olmadığıdır. Bu anlaşılan ve görülen gerçekliktir. Kişiler olarak ölümlü yaşamın nasıl gerçekleşeceğinin veya anlamının gerçekten farkına varacak mıyız? Aklıma bu soru geliyor. Sabırlıyım. Heyecanlıyım. Merakla bekliyorum. Bazen korkarak sonlanmayı bekliyorum. Bazen ayrılığın acı düşüncesi yüzümün kırışıklığıyla birlikte yan yana yürümekteyken dizlerim daha fazlasına müsaade etmeyecek hisleriyle bu yolu tamamlayacağım. Bedenimiz yeryüzünde daha fazla kalmadığında mutlu ve mutsuzluğu anlayacağız veya anlamaya hiç fırsatımız olmayacaktır. Garip bir şekilde var olan bedenimiz yine kendisini bile anlayamadan geldiği gibi değil gelmediği gibi gidecektir. Gülümsüyorum. Göz yaşlarım, kırılgan hayatımla birlikte kendince akıyor. Zihnim karanlıklar içinde dolaşmakta kendince çıkış bulmak istemektedir. Ne kadar kendisini zorlasa da dönüp aynı noktaya gelmektedir. Yine de umutlu olmanın daha iyi olduğunu düşünmekteyim. Kötü gelecek kişiye yakışmıyor. Kötü düşünce gibi. Oluşması için milyonlarca yılın geçtiği bir canlının geleceği muhakkak daha güzel olmalıdır. Gelecek gelecektir. Başlangıçlar neticeleri doğururken, kişi ise yaşamı değiştirecektir. Güzellikler her zaman kişilerle gelecektir. Hiçbir şey boşuna kişi yaşamına gelmemiştir. Farkına varsak ta varmasak ta yaşadıklarımızın nedensiz sonucu olamaz. Bundan bu kadar eminim. Emin olmadığım yeni yolumuz nerede? Süremiz biz ve doğanın ortaklığıyla bilinmeyen bir yola doğru evriliyor. Bildiğim bir şey daha var düşünen varlığa yeryüzünün ve evrenlerin bütün kapıları açılacak olduğudur. Kendi ömrü evren yaşamı için aynen kelebek gibi kısa dahi olsa da yaşam hak ettiği şekilde yaşanmalıdır. Biz kelebeği biliyoruz. Bizi kim biliyor ve ne bekliyor?