Yeni Yaşam Şartları

 

Gelecekteki nesillerimizin ne olacağının ve nasıl yaşayacağının  yollarını önceden öğrenmekle ve uygulama için hazır tutmakla bir çok sorun  aşılabilir. Teknolojinin gelişmesiyle  kurulu sistemlerin zorlanmaları nedeniyle, hayat ve hayatsızlığın yaşattığı duygularla iyi bir yaşamda tutunmak gelecekte zorlaşacaktır. Yaşamın gidişatı yeni teknolojileri öğrenmeyen ve öğrenmek istemeyen veya öğretilmeyen kişilerin gelecekteki yaşamlarında çaresiz kalacaklarının işaretlerini vermektedir. Bilgi teknolojileri geldikleri bu aşamadan sonra aniden dikey olarak atağa geçeceğe benzemektedir. Çünkü ekonomik kazanç sahipleri maddesel buluşların ekonomik kazancının kesinlikle farkına varmış görünmektedir. Bundan sonra neler olacaktır derseniz her ne nedenle olursa olsun teknolojinin oluşumunda bulunmayan kişiler hangi ülkede yaşarlarsa yaşasınlar dar bir yaşam alanında ömürlerini tamamlayacaklar. Hiçbir şekilde üretime katılmadıklarından dolayı yapacakları tek şey beklemek olacaktır. Çaresizce kalacakları evlerde veya oluşturulacak toplu yaşam merkezlerinde veya sınırlandırılmış alanlarda kurumlarca yiyecekleri verilerek ve bu şartlarda yetersiz kalacak özel hayatlarıyla  sınırları belirlenmiş alanlarda yaşamlarını sürdürecekler. Yani üretimden çıkmış veya çıkarılacaklar. Serbest olsalar da ekonomik olarak kendilerine sosyal yardımda bulunanlara bağımlı olacaklarından istemeden de olsa belirli hareket sahalarında yaşamak zorunda kalacaklardır. Yönetildikleri sistemlerinde bedensel özgürlükten ve bu tarz yaşamla üretici düşünsellikten tamamıyla yoksun olarak özgürlük içinde özgürsüz olarak yaşayacaklar. Bedensel olarak özgür olmadıktan sonra düşünsellikleri bulundukları ortamlara uygun olarak zaten kısıtlı imkanlarla iç içe olacaktır. Beden özgürlüğü ile düşün özgürlüğü gerçekçilik yaşamının temelidir. Teknolojiyi yakalayamayan gelecek nesiller belirtilen olacakları yaşamaktan kurtulamazlar. Bu nedenle yeni nesiller teknolojinin ulaşacağı noktaları ya öğrenecekler ya da yukarıda anlattığım ortamlarla yüz yüze gelecekler. En azından gelişmişliği bilinen birkaç ülke bu modeli zaten birkaç on yıldır uygulamaktadır. Tabi ki oralarda yaşayanlar bunun ülkelerinin getirdiği teknolojik ilerleme şartlarının zorlamalarından olduğunu anlamalıdır. Teknolojiler daha ileri aşamalara geçtikçe teknoloji yakalayamayan ülkeler ve kişilerinin yaşamlarında daha yaşanmaz oluşumların örnekleri çoğaldığı gibi daha zorlu yaşam ortamlarıyla git gide daha fazla karşılaşacaklar. Sürekli aynı ortamlarda olacaklarından düşünsel yetersizlik,pasifleşmiş kişiler, yalnızlık, basit yaşam, çocuklar gibi kontrollü bir yaşamı kabullenme, kendilerince önemli hobiler ve değer üretmeyen hayatlarıyla zavallılaşma görüntüleri içinde hep aynı şeyleri yaşama psikozuyle kendilerince yaşadıklarını zannedecekler. Kişiler bunları kabul edecek varlıklar değillerdir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir