Düşünce Düşler Hayaller

Yeryüzünde canlılık öyküsünü yaşayan kişileriz. Bu öyküyü yaşarken günün bazı saatlerinde hayatın gerçekliğini düşünsel olarak dolu dolu yaşarken veya kendimizce öyle sanıp yaşarken kalan bazı saatlerde hayallerimizle, derin uykularda ise düşlerle iç içe yaşayarak ömrümüzü tamamlamaktayız. Düşüncelerimizi doğru ve yanlış olarak bilinçli yaşarken hayaller ve düşler içsel dünyalarımızın olumlu veya olumsuz yansıtıcısı olarak yaşantımızdadır. Düşüncelerimiz,hayallerimiz ve düşlerimiz için gerçeği yansıtıyor diyenler olduğu kadar bunu ciddiye almayanların olduğu bir dünyada birlikte yaşıyoruz. Hayatın süreğenliği içinde düşüncelerimiz,hayallerimiz ve düşlerimiz bazen inanılmaz korkuları veya sevinçleri yaşatırken, gerçek yaşamda farklı durumlarla karşı karşıya gelerek üç ayrı gerçekliği aynı bedende yaşıyoruz. Bu üç hal kişilere hayatın bütün olasılıklarını düşünsellikleriyle bazen uykuda bazen uyanıkken canlı canlı yaşatan gerçekliliğiyle içimizde yeri yurdu olmayan konumlarda varlığını hissettirmektedir.Kişiler hayal,düş ve düşünsel olarak üç değişik ve iç içe geçmiş hallere sahip olarak hayata tutunmaya çalışmaktadır. Kişilerde birbirini tamamlayan nesnesel olan veya olmayan olgular olduğu anlaşılıyor. Kişiler yaratılışları itibariyle yeryüzünde düşünsel olarak oluşturulmuş, hayalleri ve düşler olarak gelişmeye ve dönüştürülmeye açık olarak varlıklarını sürdürme yetenekleriyle donatılmıştır. Birbirine eklenmiş düşünceler, hayaller ve düşler yoluyla içsel ve dışsal bütünlükleri sağlanmıştır. Sağlanan bu bütünlükler ile yaşam savaşını kazanmasını zaman içerisinde git gide kuvvetlendirerek hayatta kalma savaşını devam ettirmiş ve bugünlere kadar gelmişdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir