Venüs’ün Işığında Hatıran
Her şey geçmişte yaşanmış hayatlarla başlamıştı. Hayatın süreğenliğindeki coşku kadın ve erkek arasındaki yakınlaşmayla yoğunlaşmıştı. Mutlu bir beraberlik dürtü dolu ihtirasla birleşmiş ve duygusal ortaklık başlamıştı. Eller ara sıra ayrılıklara rağmen gittikleri her yerde birbirini tutmaktaydı. Tanıdık birileri var mı diyerek göz ucuyla etraflar izlenirdi. Amaç gözlerden kaçmak ve olabilecek korkulardan kaçınmaktı. Sevdiğine emin olduğunla duygusal ruh hallerin o aralar iyice artmıştı. Yaşama duygu dolu gözlerle bakarken, gözlerin yaşamın derinliğindeki sevgiliye bakardı. Sonra yaşanan gün git gide içinde azalmaya başlardı. İstenmeyen karanlığın yüzü kendisini göstermeye başlamıştır. Eller birbirine daha sıkı sıkıya sarılırken, akşamın geç saatlerinin kaçınılmazlığı yaklaşmıştı. Birlikte son durağa gelindiğinde eller bırakılmak zorunda kalınırdı. Duygusal ortağınla yaşanmış gerçek sevginin vazgeçilemeyen izi geçmişteki hatıralardadır. Akşamın bulutsuz karanlığında Venüs’ün ışığında parlayan gözlerinden kalan hatıran hala bende saklıdır.