His duygusal Dokunuştur
Duygularımızın değişimiyle oluşan ve anlık tepki olarak zaman zaman kendi has oluşumunu fark ettiren hislerimizin değer ölçüsünü kişi yapısı içinde bir yere koymak gerekirse vücudumuzdaki yeri bilinmeyen en değerlidir. Hisler yaşam özünü duygularımızda bulduğunda o anları kişiye doya doya yaşatmaktadır. Hislerimizin kaynakları olan görselliklerin, ruhsallıkların, sosyal hayatların ve düşselliklerin ifadesi olan sözselliklerin bedenimizin içinde sürekli maceradan maceraya koşmasıyla canlılığımızı duygularımuzla anlamlandırdığından dolayı hislerimiz yaşamdaki hayatımızın belirteçleridir. Yaşantımızın içinde bitmeyen senfoniyi yaşatan ise hislerimizin nesnesizlik halidir. Yaşamın içinde duygusal olarak yoğunlaşmamızın en belirteci olan hislerle dolan kişi uçtan uça mutluluk düşünselliğini sahip olabilmektedir. Duyguların zaman zaman mutluluk veya acılarla akıttığı yaşların nedeni olan hisler kişi varlığının sürekliliği için oluşturulmuştur. Kişiyi bu en değerli yaşam özelliğinden ayırmak çabalarının günümüz içindeki yapay zekadaki teknolojiyle alt etme çabalarının arttığı görülmekte olduğundan hislerimizin göstereceği yollarla bu tür etkilere set çekmek veya kontrol etmek ve yönlendirmek zorunluluğu doğmaktadır. Bir kişiden yardım isteme şansımız vardır. Fakat yapay zekalı bir makineden istediğimiz şekilde duygusal yardım isteyemeyiz. O sadece nasıl yüklenildiyse şimdilik öyle davranır. Tatlı bir dokunuşu asla yaşamadığı ve yaşatamadığı gibi kişilerle hislenilmiş her konuya kayıtsız kalmaya bizim anladığım anlamda mahkumdur. Belki de yapay zekanın kendi yaşam olasılığı ve hisleri olacaktır. Kişileri teknolojilerin kıyımlarına mecbur etmemek gerekliliğiyle makinesel üretim ve makinesel dokunuşlarla oluşturulmaya çalışılan çabalara karşı hislerimizi tatlı bir dokunuş istekliliğiyle birlikte yaşatmak gerekmektedir. Dokunulacak his yaşanılacak aşk olacaktır. Bu gerçeklik insanın en doğal isteğidir. Bunu yaşamalı ve yaşatmalıdır.