Yaşamdaki Boşluklar Bilgi ile Dolar
Kişi kimdir? Kötülükler zincirlerinin temsilcisi midir? İyiliklerin savaşçısı mı? Zavallı bir canlı mıdır? Yeryüzünde var olması gerçekten gerekli olan kişi midir? Düşünceleriyle kendisine yeryüzünde yer bulmak isteyen bir varlık mıdır? Belki de yardıma muhtaç olan biridir. Veya cesur bir varlıktır. Bilinen tek şey var kişinin var olduğu gerçekliğidir. Yaşamak ve yaşatmak zorunluluğu olandır. Kişinin yeryüzünde aynı şekilde doğmak için ikinci bir seçeneği yoktur. Bir daha asla bu gerçekliği elde edemeyeceğinin farkındadır. Düşünen varlık olarak kişi bu şansı çok iyi değerlendirmek zorundadır. Bazı kişilerin varlıklarının değerliliğini hiç anlamadıkları veya yaşam gerçekliklerini kavrayamadıkları görülmektedir. Kişilerin bazılarının yeryüzünde düşünsel, fiziksel ve içsel olarak var olduklarını hiç anlayamadıklarının en bariz belirtisi, yaşam zenginliğini araştırmadıkları ve öğrenmek için çabalamadıklarıdır. Anlaşılmayan asıl neden budur. Nasıl oluyor da kişilerin bazıları dünyadaki imkanların anlaşılmamasını bir yaşam geleneği olarak hala sürdürmektedir. Geçmişten bugüne birçok yerde birçok örnekler olmasına rağmen her hangi gerçek olan bir bilgiyi ret etmek düşüncesi hala kazanabilmektedir. Hatta yakın geleceğin dünyasının örnekleri de az çok anlaşılmasına rağmen insanlık hala gerçekleri görmek istememektedir. Bu gerçeklik bilimsel olarak kanıtlanmış bilgi veya inanılan bir dinsel inanç olsa bile değişmiyor. Belki de insanların bazıları bilginin gerçekçiliği ile karşılaşmak istememektedir. İşte bu gerçeklik kişilerde karşılaşmak istemedikleri düşünceler oluşturmaktadır. Bu boşluklara yakalanan kişiler bu boşluklarını dolduramazlar ise yaşamlarının anlamsızlığı ile karşılaşma ihtimaline er veya geç yakalanabilirler.