Üst Akılla Sorun Çözülür

Yaşamın kıyısında gezinip duran kişinin geleceğiyle ilgili planları olmaması ne kadar düşünülmese de, yaptığı bütün planların tutmaması hayatın gerçekleri içindedir. Kişi  yeni yaşam biçiminin nasıl, nerede, niçin, nasıl ve ne zaman olması gerektiğini kavramalıdır. Yaşamın gerçekleri herkes için sürprizler hazırlama yetisine sahiptir. Herhangi biri kendi yaşamının nasıl gelişeceğini her ne kadar tahmin etse ve planlamalarını kendine ait gerçeklerle yapsa da hayatın kendisine ait gerçekleri vardır. Kişinin düşündükleriyle yaşamın zorlamaları arasında çelişki vardır. Kendisini değişime kapalı tutan her düşünen varlık kendi geleceğiyle alakalı kararını vermiş ve dar bir düşünce dünyasında kalmayı seçmiş demektir. Düşüncesini gelişime açık tutmayan kişi kendi hayatını bir girdap içine sokmuştur. Ayrıca kişi kendisini düşünsel olarak belli bir kalıbın içine sokan geçmiş zamanın kurallarının bağlılıklarından kurtulmadığında fiziksel ve bilişsel olarak kendisini kısıtlar. Değişimi ve dönüşümü düşünmeyen veya düşünmek istemeyen kişi kendi geçmişini ve gelecek yaşamını kendince koruduğunu zannederken kendisine bağlı olan kişilerin ve bu kişilerden oluşan toplumunu duygusal,düşünsel ve bilişsel gelişime kapalı tutar. Kişi düşünce olarak özgür olduğunu hissettiğinde bütün yaşamını değiştirecek gücü kendisin de bulabilecek kapasitesi olan varlıktır. Düşünsel özgürlük kişiyi mutluluğa taşımak  için birçok gerçekle yüzleştirir. Kişinin düşünce özgürlüğü içinde bulunduğu toplumda vicdanlı ve doğru mantıklı yollara gitmesini sağlayacaktır. Yaşamdaki farklı renkleri tanıtır. Yaratıcılığı artacaktır. Kişiler içsellikleriyle yaşamı daha farklı ve anlamlı değerlendirecektir. Bu gerçekçilik kişilerin günlük yaşamlarına olumlu yansıyacaktır. Kişiler yaşamlarındaki hoşlarına gitmeyen herhangi bir söze, inanca veya fikre daha hoşgörüyle bakmayı öğreneceklerdir. Kişi aklı açılımlara tamamıyla yatkın olarak oluşacaktır.  Aklını farklı düşüncelere açtıkça herhangi bir düşünceye o kadar çabuk alışacaktır veya zararlıysa derhal tepkisini gösterecektir. Düşüncelerinde özgür olmayan kişi aklı herhangi bir olumsuz  davranışta tepkilerini katı veya acı sonuçlar olacak şekilde gösterir. Herhangi bir olayda veya başka bir durumda olumsuzluk yaşandığında kapalılığa sahip zihinler düşüncesiz davranışlarla tepkilerini gösterirler. Halbuki kişi aklını açık tutup nedensellik sorularını arttırıp düşünsel çıkışlarını çoğaltmak için enine, boyuna, genişliğine doğru düşündükçe, çok tepki verdiği herhangi bir duruma bu aşamalardan sonra gülüp geçecek ve ne kadar olumsuz bir davranış gösterdiğini fark edecek varlıktır. İşte kişinin en çok anlaması gereken konu budur. Kişi  kendisini her konuda gelişmeye açık hale getirirse zamanın her ilerleyişinde şunu çok iyi fark edecektir. Bir süre önce şu konuda veya bu konuda nasıl düşünüyordum ve şimdi nasıl düşünüyorum ile karşı karşıya kalıp kendisini eleştirecek veya  gülecektir. Açık akıllar kişilerin geleceğidir. İki örnek. Eğer düşünsel olarak yeterli değilseniz hiç tanımadığınız bir kişi size herhangi bir nedenle hakaret ettiğinde fizik gücünüzle müdahale edebilirsiniz. Kötü şeyler olabilir. Zarar verir veya zarar görebilirsiniz. Nice kişiler gelecek yaşamlarını kötü bir tek söz veya davranışla mahvettiler. Geleceklerini körelttiler  Ya ailelerin sosyal yıkımı.  Gelişmemiş kişilerin yaptıklarına kendi hayatınızın en güzel yıllarında acı içinde yaşamayı göze alarak tepki vermek doğru değildir. Düşünsel olarak açık fikre sahip biri ise  yapılan hakareti kişinin bilgisizliğine verir. Acı acı güler ve çeker gider. Yaşanan duruma yukarıdan bakar. Yani düşünsel yukarıdan bakar. İşte fark budur. İçselleklerinle yüksekte tutmanın yolu açık fikirliliğe kendini inandırmaktır.  Netice itibarıyla çekişmeden değişime açık olabilme yetisine sahip olan kişi aklı doğru olarak yukarı çıkacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir