Duygularım Mutluydu
Aradığında konuştuk uzun uzadıya kesmeden sözlerimizi. Ben kapalı bir evde sen ise oldukça yakınlardaydın. Unutulmuş derken akıllarda kalınmış geçmişin hisleriyle konuşmamızın üzerinden saatler geçmişti. Kime teşekkür etmeliyim? Sana mı bana mı yoksa o konuştuğumuz telefona mı diye hep sordum kendime. Konuşman bitmiyor uzattıkça uzatıyordun. Neden uzuyordu. İyi niyetli beynimde sözlerinin anlam içeren dalgalarını hiç bilmiyordum. Sonra birden bir ışık yandı kafamda. Sen gel diyemiyordun. Beni yanına çağırman zor geliyordu. Konuştukça konuşarak anlamamı bekliyordun. İlişkimiz manasız değildi, anlamsız hiç değildi, fakat ayrı idik. Belki de çok gerçekçi bakışımdan dolayı birbirimizden ayrılmıştık. Konuşmamız sona doğru ilerlerken benden sana günün gecesinde bir hayır yoktu. Sen elindeki telefondan sessizliğin ile aptal diyerek içten dışa kendi kendine kelimeler söyleyerek yavaşça uzaklaştın. Buna emindim. Unutulmayan dürüstlük aptallığın yine geçmişteki sözlerinle demiştin. Ben ise elimdeki telefondan uzaklık en iyisidir diyerek kaçtım. Yaşam devam ederken sen yolunda giderken ben yoluna girmek istemezken duygularım yollarda senin için sürerken dönmemek en doğrusudur derken, geçmiş yaşamı hatırlarken, duygularım seninle yaşarken mutluydu.