Zıtlıklar Huzur Getirir
Gökler yarılır, şimşekler çakar, yağmurlar toplanır, yeryüzüne sular çılgıncasına akar. Her şey kızgın, her şey isyan halindedir doğada. Var olan hiçbir madde veya maddesizlik saf halde değildir. İçi kaynayan dünyanın yavaş yavaş sönecek olan topraklar yığınının üstünde ve içerisinde varlığını sürdürecek olan canlı veya cansız varlıklar vardır.Doğanın itaatsizliği kendi yapısının gereği olarak kendi varlıklarına yansımıştır. Doğa kendisini koruyacak ve buna seyirci kalmayacak bir varlığın oluşmasını sağlamıştır. O varlığa kişi denmiştir. Kişi yaşamdaki özünü doğasının havasından, suyundan meyvesinden, bitkisinden almıştır. Doğa kendisini olabilecek zararlardan koruması için kişide önce bedeni,düşünceyi daha sonrada konuşmasının yolunu açmıştır. Düşüncesinin ve konuşmasının doğa tarafından oluşturulması yine kendi içinden çıkacak canlıların yapacağı özünü bozacak hareketlere karşı çıkması içindir. Ayrıca doğa kişinin kendisine dahi karşı olan bir varlık olarak oluşturulmasını sağlamıştır. Var olanlar istekleriyle birbirlerine ulaşıp birleştiklerinde kendilerine benzer değişik varlıkları oluşturmaktadır. Bu kaçınılamayan gerçeklik ile var olanlarla içi içe yaşanmak zorunluluğu vardır. Bu süreğenlikte bazen birbirimizin içine karamsarlıklar saçmak için çabalamaktadır.Bu çabalara canlılara özgü zıtlıklarla iç içe yaşamak eşlik etmektedir. Zıtlıklar birbiriyle çarpışarak yaşamın devamına katkı sağlamak için var edilmiştir. Zorluklarla karşılaşılan hayatın bütün engellerinin içinde iyi zıtlığı oluşturan düşüncenin kazanması için çabalar vardır. Sonra iyi zıtlığın içinde yeniden kötü ve iyi zıtlıklara tekrar ve tekrar meydana çıkacaktır. Böylece her şey zıtlıklara rağmen sürüp devam edecektir. Yaşanılan zıtlıklar her şeyin meydana çıkması ve yolunda gitmesi ve aydınlığa çıkması içindir. Zıtlıklar huzur getirir. Birbirini kontrol eder. Kişiyi hayata bağlar.