Hayatımız Senaryo Değildir
Bugünkü konumuz hani şu dizilerde ve sinemalarda izlediğimiz senaryoların nasıl yazılması gerektiği hakkındadır. Senaryo başlangıçta sessiz sedasız bir girişle başlıyor veya çok hızlı şekilde başlayıp sonra tekrar yavaşlıyor sonra tekrar hızlandırmaya çalışıyorlar. Tabi ki her şey nafile. Senaryo gerçekçi ve yeterli düşünülmediğinde olacak budur. Senaryonun başlangıç konusu gayet dar anlamda tutulduğundan senaryoda bahsi geçecek kişilerin yaşayacakları sonradan eklenen değişikliklerle senaryoya yamanarak oluşturulmaya çalışılıyor. Çünkü konusu geçen kahramanların senaryoda ki olasılıkları yeteri kadar geniş tutulmadığından kısa sürede senaryonun gidişatı tıkanmaya başladıkça, senaryo içinde yakından ve uzaktan geçen herhangi bir oyuncunun o ana kadar bahsi veya konusu dahi ima edilmeyen ya annesi ya babası ya halası ya kardeşi ya kanlısı ya sevgilisi ya da birileri yaratılarak senaryoya eklenip ayakta tutulmaya yani o dizi veya film sürdürülmeye çalışılıyor. Halbuki karakterlerin olasılıkları filmin veya dizilerin senaryosunda yeterli sayıda bulunmaları gerekmektedir. Bu şu demektir. Senaryo başlangıcının karakterlerinin sayısallığı ve karmaşıklığı çoğulculuktan sadeliğe doğru gidişatı senaryolarda muhtemel olasılıklarla ve karakterlerle korelasyonlu olarak önceden oluşturulmalıdır. İnsan her an yeni bir gerçeklikle karşı karşıya kalan bir varlıktır. Bu gerçeklikler hayatının geçmişinden kaldığı gibi şimdilik içinde ve geleceğinde bazen sesli bazen de sessizce beklemektedir. İşte bu yüzden bütün ayrıntıların bir senaryoda uygun şekilde ve önceden bulunmasının yolu açılmalıdır. Yolu açılmalıdır derken sonradan eklenen saçmalıklar gibi olmamalıdır. İnsanlar için hiçbir şey yeni veya sürpriz değildir. Kaza ve hastalıklar gibi olanlar hariç elbette ki. İnsanlar yaptıklarının veya yapacaklarının neticelerini bilirler ve ona göre davranıp harekete geçerler. Bu sebeple eğer bir şeyler bir senaryoda olacaksa ona göre oynayacak karakterler önceden rolleri yazılı olarak hazırlanmalıdır. Senaryo hem karakterler bakımından hem de öyküsü bakımından oldukça geniş tutulmalıdır. Böyle yapılmadığından eklenen yeni karakterler senaryonun uygulanmasında ve gidişatında uyum zorluklarına neden olmaktadır. Bu sebeplerle sonradan çıkarılan akrabalık, kardeşlik, ya da düşman yaratılmasına bir son verilmesi uygun olacaktır. İnsanlar bu basitlikleri gördükçe senaryo etkisizleşiyor. Olmayacak sürprizler senaryoya eklenmeye çalışıldığında hangimiz kendimizi o senaryodaki karakterlerden birine uygun görebiliyoruz. Kendimizi senaryoda bulmalıyız ve onlarla eşitleyebiliyormuyuz? Ya da bizleri doğru bir anlatımla yansıtabiliyor mu? Hangimizin hayatı bu senaryolarda geçen insanlar kadar karmaşık ve yıllar süren bir psikolojik baskı sürecine dayanabilecek kapasiteye sahiptir?Demirden olsa insan o kadar beladan veya sorundan sonra erir. Yıllarca süren bir dizide karakterlerin psikolojik olarak o kadar zorluklardan hiç etkilenmemesi nasıl bir gerçekliktir? Karakterler diğer karakterlerle problemliler ve bir türlü bu problemi bitirmiyorlar. Yani senaryo biraz tutuluyorsa tabi ki toplumun hangi katmanı izliyorsa onlar için senaryo uzatıldıkça uzatılıyor. Sonuçta toplumun geleceği için sıfır anlamlı bir senaryo olduğu gibi, toplumun ilerlemesine katkı sağlayan kesimler kaliteden bilerek uzaklaştırılıyor ve insan düşüncesini daha ileriye taşınması yerine geriletir hale getiriliyor. Topluma katkı vermesi için diziler yapanlar veya filmlerle toplumun aydınlanması için uğraşanlar toplumun gerilemesi yanlışlığına bilerek veya bilmeyerek öncülük ediyorlar. Halbuki hepimiz hayatımızın karmaşıklıktan sadeliğe gitmesi için ve daha doğru bir hayat için çalışanlar değil miyiz? İnsanlar hayatları boyunca her ne kadar karmaşıklıkla zaman zaman iç içe olsalar bile sadeliğe daha yatkın bir hayat için mücadele etmeyi tercih eden varlıklardır. İşte bu karmaşıklığı ve gidişattaki sadeliği senaryonun içeriğinde fark ettirmek gerektirmektedir. İnsanın yaşadıklarını ve birbirleriyle olan ilişkilerini var olan hiçbir gerçeklikle karıştırmamak gerek. Hayatımız gerçekçi senaryolarla anlatılmalıdır.