Duygusallıkla Duygudaşını Tanıyamazsın

Kişi isterse her saniye düşünselliğiyle davranış değişimini birden çok yapacak kapasitesi olan varlıktır. Asıl olan düşünceler ile yaşamı değiştirmek olsa da genellikle hayat yolculuklarındaki engeller yaşamı değiştirmektedir.İster düşüncenin ifadesinden kaynaklansın, isterse hayatın getirdiği engellerden kaynaklansın ilişkilerde olumsuzluk yaşandıktan sonra bazı kişilerde düşüncelerin ikiyüzlülükler üretmesi kaçınılmazdır. Kişi şartlara göre değişkenliği olan bir varlıktır. Zaman zaman şikayet edilen iki yüzlülük tanımlaması kişilerin düşünceleriyle yaptıkları hakkında söylenen sözlerdir. Düşüncenin ardında saklanan olgusuz olgudur iki yüzlülük. Kişiler tutarsız davranışları tanımlamak için ikiyüzlülük kavramını olumsuzluk anlamında kullanırlar. Olumsuz düşüncenin şekilsiz yüz biçimi kişiyi öyle bir ele geçirir ki yaşamda anlamsız bir hayatın içinde çarpık davranışlar içinde çırpınmak zorunda bırakabilir. Bu gerçeği bireyler yaşamak zorunda kalabilir. Nasıl böyle bir düşünsel şekilsizlik bu kadar kolay adapte oluyor kişilere sorusu her halde geçmiş genlerinin etkisinden ve doğal varlığından dolayı olduğu unutulmamalıdır. Tabi ki yetersiz eğitimin etkisini vardır. Elbette ki kişinin bulunduğu çevrenin olumlu veya olumsuzluk içeren düşünsel ve kültürel anlamdaki yaşadıkları yadsınamaz. Yediğinin etkisi ise kaçınılmazdır. Havası ve suyu ve ormanı veya çölü, veya buz katmanlarının olduğu yerler gibi hepsi kişide öyle veya böyle düşünsel etki dolayısıyla şekilsizlik içeren ikiyüzlülüğün temellerinin izlerini bırakır. Hele bulutlar kişinin içini öyle bir karartır ki nasıl bir dünyanın içinde olduğunu asla anlayamaz. Uzun aylar boyunca kişinin tepesinde kaldığında düşünsellikte ve davranış bozukluğunda umutsuzluk ve huzursuzluk estirerek kişilerin düşüncelerinde negatif rüzgarlar estirerek hayatlarını olumsuz yapar. Güneşli günler ise kişileri pozitif anlamda oldukça etkilemesine rağmen onun bile sıkıntı veren gerçeklikleri vardır. Kısacası kişinin varoluşunu ve devamını sağlayan her olgu veya olgusuzluk düşünsel ve doğasal ikiyüzlülükle yakından alakalıdır. Birey yeni bir duygusal ilişkiye girmeye başladığında o kişiyi tanıması  ve tanımlaması önemlidir. Çünkü yaşamı öyle veya böyle duygudaşıyla uzun müddet paylaşılacaktır. Yeni başlayacak duygusal ilişkilerde  geçmiş yaşantısı kişiyi genellikle ele verir.  Yeni ilişkiye başladığı duygudaşı hakkında çevrede söylenenleri iyi dinlemek gerekmektedir. Kişinin kendisi üzerinde bıraktığı etki ile duygudaşını tanıması yeterli değildir. Çünkü ortada hele duygusal bir yaklaşım varsa iyi tanımak kesinlikle yetersiz kalır. Böyle düşünülmesinin nedeni bellidir. Her kişi kendisinde her zaman yakınlık hissettiği birçok şeyi doğru değerlendirme yetisi olduğunu zanneder. Halbuki bu hiç doğru bir yaklaşım değildir. Kişi zaman zaman özellikle duygusal yakınlığından dolayı  duygu ortağına ait olumsuz olarak gördüğü bir çok davranışı veya sözleri göz ardı ettiğinden dolayı yanlış değerlendirmelerde bulunabilir. Kişi günlük değil anlık olarak değişkenliği olan varlıktır. Çünkü canlıdır. Canlı olan  çevresinde olan her şeyden sürekli beslenir. Beslenmeleri ile anlık değişimlere tabi varlıktır. Kişi düşünce ve duygularından asla emin olamayan varlıktır. Çünkü duygusal olarak bağlanılan kişi için  iki kulaktan birini, gözlerinden birini, beyninin bir tarafını duygusal bağından  dolayı kapatmasından ötürü tek kullanmak zorunda kalmıştır. Ya kalbin isteği. Pır pır atar. Yeryüzü duygusal anlarda sorunsuzdur. İşte kişiyi yanıltan en önemli gerçeklerden bir kaçın biri daha. Duygusal bağ içinde olan kişi eğer çok yakın arkadaşları veya yakınları duygudaşı için olumsuz düşünceler içindelerse ilişkiyi sürdürmesi için çok düşünmelidir. Çünkü görülmeyeni görebilir hissetmediğini yakınları hissederler. Yani yardımcıdır. Duygusal bağlantılarda yakınların onayını almak çoğu kere faydalı bir düşüncedir. Çünkü duygusal olarak bağlanıp ilişkilerde uyumsuzluk içine girildiğinde iki yüzlü davranış ve düşünceler yapılanların yanında hiç kalır. İlişkide sorun çıkartan kişiye ait bin yüzlülük meydana çıkar. Bin yüzlü düşünceler içinde olan kişi, duygularını gerçek anlamda yaşamak isteyen kişiyi ne yapacağını bilmez hatta hayattan bıkar hale düşürebilirler.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir