Kadındaki Farklı Çekicilik
Kadını her düşündüğünde onun gözlerini görüyordu. Biliyordu ki kadınla her yakınlaşma isteği yaşantısını değiştirecekti. Bu belki de sessiz sakin yaşantısındaki düzenini bozacaktı. Yeni bir yaşamın başlangıcı olacaktı. Halbuki yaşantısının şimdiki haliyle sürmesinden yanaydı. Çünkü iradesi bu ilginin yanlış olduğunu baskılıyordu. Yine de her canı çektiğinde kadının yakınına kadar gidiyordu. Yakınlaştıkça iradesi geri geri git diye genç adamı zorluyordu. Biliyordu ki gözlerine bağlandığı kadın için giderse güzel yüzlü kadına bağlanmak zorunda kalacaktı. Bu ise yeni bir düzensizlik demek idi. Kadına her bakışında içten içe düşüncesindeki bağlılığının son bulmasını istiyordu. Kadınla yakınlaşmaktan çekindiğinden çok uzaklara gitti. Tek bir şey istiyordu. Onun gözlerinden alabildiğince uzaklaşmak. Gidebileceği, göremeyeceği, karşılaşmayacağı yeryüzünün bir parçasını bulmak istiyordu. Gözlerini hiç unutamadığı kadından iyice uzaklaştığına emin olmuştu. Kurtulduğuna sevinmeye başlamıştı. Çok fazla zaman geçmemişti. Ne olduysa yine düşünceleri kadının gözleriyle çakışmaya başlamıştı. Ortada kadın yoktu. Nasıl oluyordu aklı bir türlü almıyordu. Güzel kadının güzel gözleriyle, kendi düşüncesinin göreni birbirleriyle bakışıyordu. Güzel kadın mahzundu.Gözlerindeki mahzunluk yüzünde görülüyordu. Genç adam ise uzaklarda onsuz yaşıyor ve kadının güzel gözleriyle yaşamına devam etmekteydi. Yaşamın çekiciliği buradaydı. Kadın karşı cinsini etkileme gücüne ve unutulmama gücüne sahiptir.