İnsan Düşüncesinin En Çok İstediği

İnsanın düşünsel dünyası fiziksel bedenin içine adeta zorunlulukla sıkıştırılmıştır. İnsan düşünsel dünyasıyla birçok şey yapabileceğine inanmasına rağmen fiziksel yetersizliği gelişmek isteyen düşüncelerinin önünde bir engel olarak gözükmektedir. İnsanın isteme ile yapmak arasındaki en güzel gerçeği budur. İnsanın şu andaki kısıtlı fizikselliği ile düşünselliğinin uçsuz bucaksızlığı çelişki içindedir. İnsan hoşuna giden bir müzik dinlediğinde kendisini değişik duygular içinde bulmanın yanında daha çok mutlu olabileceğini fark etmesine ve hissettiği coşkunluktan daha fazlasını istemesine rağmen bedensel esirlikten dolayı yapamamanın çaresizliğini yaşamaktadır. Peki insan değişme ihtiyacını gerçekleştirip uygulamak isterse nasıl bir gerçekle karşı karşıya kalacağını  şimdilik tahmin edemiyor. Bu değişiklikte şunu kastediyorum. Şimdiki haliyle kalıp yeryüzünün bütün renkliliğini yaşamak, insanlarla, arkadaşlıklarla ve dostluklarla iç içe olmak ve güzel müziklerle ulaşamayacağı duygularla yaşamak mı ister, yoksa bir makinenin içine konmuş beynin düşünsel dünyasıyla birlikte yolculukta bulunacağı metal bedenle birçok fiziksel zorluğu aşıp yaşamak mı? Zor tercih. Belki de metal bir bedende yaşamak isteyen insanlar olacaktır. Neden olmasın? Daha mutlu olacağı hissedilen metalin içinde yaşam istenebilir. Ayrıca dışarıdan gelecek fiziksel acıda olmayacaktır. Netice de insanın düşünsel bir varlık olduğu unutulmamalı. Mutluluğu o noktada bulduğuna inanırsa denemek isteyecektir. İnsanın düşünsel dünyasını metaller üzerinden üretime döndürme çalışmaları başlamıştır. İnsanı yöneten zihin ve onu yönlendirmek isteyen kişiler düşünselliği üretmek istediklerinden bu üretkenliğini metalle birleştirip üretimi  gerçekleştirmek isteyecektir. Üretmek maddi kazanç demektir. İnsan düşüncesinin en çok istediği kazanmaktır. Ne ve nasıl ve kim tarafından olursa olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir