Eski Aşklar Neden Hatırlanır
Birtakım yaşanmışlıkların unutulması pek mümkün olmuyor. Eğer geçmişte aşksal mutluluklar varsa, yaşanmışlıkları unutturan Lethe ırmağı bile geçmişteki güzel duyguları asla unutturamayacaktır. Unutulmayan bu geçmişler yaşamın içinde hayata tutunmaya yardım eden asıl canlardır. Aşkın girdabına geçmiş zamanlarda tutulmuş olan kadınlar veya erkekler duygusal bağlarını bazen isteyerek bazen de yaşamlarının duygusal yıkımlarında hatırlamak zorunluluğunu duymaktadırlar. Kadın veya erkek geçmişte birlikte olduğu ve kendisine duygusal olarak bağlı olan ve değer vereni değil, yeni birisiyle ekonomik ve sosyal şartları gözeterek evlenmesiyle kendisini o kişiye bağlamasının insan canlıları açısından kendince yeterli nedenleri vardır. Çünkü her canlının birinci önceliği hayata tutunmaktır. Sevdiği kişi ile değilde yaşamını kendince nedenlerle bağladığı zorunlu olduğu kişiyle yıllar içinde bu bağıntının değişik nedenlerle yolunda gitmemesiyle, kadının ve erkeğin ilk aklına gelen çözüm, her nedense geçmişte duygusal bağlarının olduğu kişi olmaktadır. Geçmiş duygusal bağına dönüş özlemiyle eski bağıntılı olduğu kişinin yaşamına girmek isteği, birlikte yaşanacak hayata doğru dolu dolu akmaya başlamaktadır. İşte yaşamın bilinmeyen sürprizlerinden biri tanesi böyle başlamaktadır. Zorda kalınınca eskiye özlem oluşursa, duygu dünyasının içlerinde hala eski sevgilinin kırıntıları kalmışsa, ayrılık istekleriyle şiddetli çelişkilerin başlaması kaçınılmazdır. İşte insan içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulmayı eskiye dönüş özlemiyle gerçekleştirebileceğini ve böylece kurtulacağını zannetmektedir. Çünkü geçmişindeki duygusal bağlantıda olduğu kişiyi iyi tanıdığına inanarak diğer çözümlere nazaran öncelikli olarak eskiden yaşamış olduğu duygularının yolunu izlemek istemektedir. Bu durum iyi veya kötü olarak değerlendirilemez. Sadece neticeleri olur denebilir. Böylece kişi veya kişiler hem kendilerini hem de başkalarının yaşamlarına ani giriş ve çıkışlar yaptıklarından dolayı, bir anda toplumun en küçük topluluğuna zarar verirler mi? Veya zarar verdiklerinin de farkında olurlar mı? veya bu gerçeği umursamazlar veya umursamakta mı istemezler konusunda ne denebilir ki? İnsanların kötü egoları insanlığın bütün olumlu değerlerini ezip geçmek ve biricik yaşantılarında kendilerini öne çıkarıp yaşamdan daha fazla mutluluklar istemektedir. İnsanların egoları iyisiyle kötüsüyle farklı farklı değerlere sahiptir. Hangi kadın veya erkek mutluluk istemez ki? Sonuçlar mı? Her özlenen ve hatırlanan ve ayrılınan veya bağlanılmak istenen yeni bağıntının bir neticesi olacaktır. Çünkü insanın düşüncesi ve duygusal dünyası her konuda olduğu gibi bu konularda uzun süre çıkışsız kalmak istemeyecektir. İnsan kendisinin ne olduğunu ve neden var olduğunu hala bilmemektedir. Bilmediğinden dolayı yaşamdan ne istediği konusunda çelişkiler yaşamaktadır. Bilmediğinden dolayıdır ki mutluluğu araması gerektiğini hissettiğinde ve yeni bir duygusallığa veya eski duygusal bağına kavuşmak istediğinde buna engel olan dişiyi veya erkeği Faust cehennemine göndermekten çekinmemektedir.