Seni İlk Gördüğümde

Yalnız bir yaşamın içine doğru sürükleniyordum. Beni kollayacak ve savunacak kimse kalmamıştı. Bulunduğum çok büyük şehrin içinde yalnızlık içinde kalakalmıştım. Çıkışı olmayan bir yoldan gideceğim yönü bilemeyecek biri halindeydim. Küçücük aklımın cezasını çekiyordum. Aslında aklımın küçüklüğünün nedeni içimde yaşadığım sıkıntılardan kurtulmak için, kendimi değişik yollara savuruşumdandı. Çıkışı bu savrulan yollarla aşabileceğime veya böyle yaparak ergenliğimin baskılarından kurtulacağımı zannediyordum. O nasıl kendini hiç belli etmeyen hormonol baskıydı ki, içimden beni alıp savurdukça savuruyordu. Daha fazla yanlış yollara gitmem için adeta beni yönlendiriyordu. Her şeye karşı çık diyordu. İnsan durumuna çözüm arayan varlıktır. Bu yeteneği varlığında saklıdır. İstediğinde meydana çıkarabilirdi. O gün içinde bulunduğum çevremden kaçmak fikri aklıma geldiğinde belki üzerimdeki baskı azalır veya kurtulurum bu durumdan diyerek uzaklara gitmek için karar aldım. Gittiğim yer güzel bir şehrimizdi. Burada ise nereye gideceğimi hiç bilmiyordum. İlk gecenin karanlığında şehirde bulduğum ilk otelde kaldım. Sonra güneşli günle birlikte sabah şehri gezmeye başladım. Hava gittikçe ısınıyordu. İlk boy fotoğrafımı açık havada o şehirde çektim. Çok pahalıya mal olmuştu. Resmen yüksek bir fiyata almak zorunda kalmıştım. Masraflar konusunda daha dikkatli davranmanın iyi olacağına hükmettim. Sonra uzun palmiye ağaçlarını ilk defa yakından görmenin zevkini yaşamaya başlamıştım. Sonra birtakım şeyler üzerimde değişmeye başlıyor gibi hissettim. Üzerimden büyük bir yük kalkıyor gibiydi. Kendimi daha sorunsuz hissetmeye başlamıştım. Daha ilk gün bu haller bende olmaya başlamıştı. Duygularım ve düşüncelerim bu defa güzellikler zihnimde aramaya başlamıştılar. Renkleri keşfetmeye başlıyordum. Gülen insanları fark ettim. Bunları bir müddettir unutmuştum. Değişiklik üzerimdeki yükü git gide daha fazla alacağa benziyordu. Saatin öğleni biraz geçtiği dakikalarda yürüdüğüm caddedeki bulduğum ilk lokantaya girdim. Sonra hoş geldiniz diyen bir ses duydum. Güneşin üzerimdeki yoğun etkisiyle o sese sağ olun diyerek yüzüne hiç bakmadan cam kenarındaki en yakın masaya oturdum. Yanıma gelen bir vücut vardı. Ben oturduğumda yüzüm masaya dönüktü. Yavaş yavaş sıcağın etkisinden kurtulduğumda ilk önce gözüm ellerine takıldı. Parmakları bembeyaz ve ince ve uzundu. Tırnakları ise kısa idi. Sonra yavaş yavaş kafamı yukarıya çevirmeye başladığımda baktım evet sadece baktım. Duru bir yüz. Bakışlarım durmuştu. Sakinleş dedim kendime. Gülen bir yüz gördüm. Güzel bakıyordu. Doğal bakış. Saçları uzundu. Arkaya doğru düz olarak taramıştı. Gözleri ise güneşi andırıyordu. Parlaktı. Kötülük varlığına hiç uğramamıştı. Seni ilk gördüğümde duygularımı paylaşacağım kadın sensin dedim.  İçimdeki sesi dinledim.  Paylaşmaya halen devam ediyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir