Çevrenin ne dediğine veya şartların ne olduğuna bakmadan aşık olmayı yaşamak gerekiyor. Kişide yaşattığı varlıksızlığı ile doya doya tadılmalıdır. Kişi iyi olmak isteyen bir varlıktır. Bu yücelerden yüce olan yaratılmış ve evrimleşmiş özündeki duygu davranışını hep iyi yönde geliştirmek için kendi kendisiyle bile zorlu çelişkilerin içinde yoğun olarak kesintisizce mücadele etmektedir. Bu mücadelede duygusal iç seli her zaman yanındadır. Yaşadığı en önemli gerçeklerden bir tanesi kötü düşünce gerçekliğini yaşamak baskısının hep öne geçme çabası içinde olduğu gerçeğiyle sürekli iç içe yaşayan varlıktır. Kişi bu gerçekliği kendi içinde yaşadığından dolayı kötüye esir olmamak için duygu ve düşüncelerini hep bir adım aşkın içtenliğindeki iyi olma duygusunda tutmanın en akıllıca olduğunu bilecek kadarda ne yaptığının farkındadır. Bu farkındalığı gerçekleştirmesi için yaşam şartlarını pozitif olgularla destekleme kaçınılmazlığını yaşamaktadır. Bu gerçeklikler ekonomik rahatlık, kültürel gelişim,yaşamı kolaylaştıracak kişisel ve toplumsal düşünce ve yöntemlerin yanında olmaktır. Kişisel bakışı aşkın özgürlüğüne daha anlayışlı olma gerçeğinin yanındadır. Kişinin yaşam gerçekliğinde görüpte duygularının kabaracağı görselliği olan cinsleri vardır. Bunlar dişiller ve erillerdir. Kişi de âşık olma duygusunun olmasının nedenleri vardır. İyi ile kötü arasındaki çelişkileri veya çatışmayı iyi olma yönüne duygusal bağlanmayla daha kolay çevirme şansını akılla elde etmektedir. Böylece aşkın yaşanmasının gerekliliğini karşı cinsin görselliğinin yardımıyla yaşaması sayesinde iyi olmanın gerekliliğini bireysellikten toplumsallığa yayma mantıklılığına kavuşacaktır. Ayrıca bu duygu ve düşüncelerin tesiri altındaki vücudunun içinde dolaşan kimyası aşık olmanın baskınlığıyla değişmektedir. Aşık insanın kafasında gerçeklik yaşanıldığının ilk belirtileri düşüncelerinin kötülükten ziyade bir takım iyi ve güzel duygularla ve davranışlarla dolu olmaya başlamasıdır. Yaşamı anlam kazanmaya, duygular kendi için de taşmaya ve her şeye pozitif bakma davranışları görülmeye başlanabildiği gibi, yaşamın her anında yardımsever olma davranışının artışa geçmesi veya olumsuzluk yaşayan kişilere karşı daha fazla duyarlılık gösteren davranışlarının olması bu değişimlerin belirteçleridir. Hatta kızıp tepki gösterilecek davranışlara bile âşık olma durumunu o anlarda yaşayan birinin tepkisiz kalıp öylece kalıp düşünsel durgunluğu yaşayabileceği bilinmelidir. Kişi aşık olma duygusunu yaşayamadıktan sonra varlık olarak kendini yaşayan sayması varlığının inkârı olacaktır. Yaşamının duygusal duruşunu yaşadığı müddetçe hep taze tutması veya duygusunu bir şekilde kaybettiğinde yenisini aramaktan vazgeçmemesi gerçekliği vardır. Kişilerin duygusal duruş duygusunu canının canı için tek bir sefer içinde tatmak veya birçok defalar tadarak yaşaması kadar normal bir davranışı yoktur. İşin özü yaşamdan zevk almak ve yaşamda iyi olmanın doygunluğunu yaşamak için âşık olmak gerekiyor. Çünkü aşkın duygusu kişi içindir. Sonra da susmak gerek. Aşkı yaşamak için.