Aşk Hiçliktir

Duygusallığımız hayatta kalmak için çelişkilerle dolu yaşamın içindedir. Kendimize özel olarak ayırdığımız birkaç günlük ıssızlıkla birlikte, yaşamın zorlukları ve çelişkileriyle bulunduğumuz kuytuda baş başayken veya o ıssızlık günlerinin bitişinin hemen ertesinde sürpriz olarak başımıza gelen bir haber veya halden sonra duygu dünyamızın alt üst oluşunun farkına varıyoruz. Haber aldığımız o ana kadar duygularımız ve düşüncelerimizle toplanan yaşam anlamının bizim için farkındalığının her nedense oldukça az olduğunu fark ediyoruz. Duygularımız hayatın içinde yol alırken, bir anda kaybedilme riskiyle karşı karşıya kalacağımız duygudaşlarımız olabilmektedir. Hayat süre olarak belirlenemeyecek anlıkta anlaşılamadan yaşanmaktadır. Gerçeği söylemek gerekirse gerçek yaşamın tüm geçen zamanı hiçtir. Hiç zamanın süresi yoktur. Her şey hiç zaman içinde yaşanmaktadır. Duygusal olarak bağlandıklarımız hiç zamanın içinde birlikte nefes aldıklarımızdır. Gözlerimiz ve kalbimiz hayatın soluklarını, duygudaşımızın yardımıyla  hayatın anlamına taşımaktadır. Hayat nedir ki, hiç olan yaşamın içinde , rengarenk ve değişik karakterlerin olduğu ve mutluluğun tadıldığı ve kazanıldığı ve kaybedilen duygusal anlıkların yaşanmasından başka. İşte şu an o hiç anlıklardan hüzünlü olan dolu dolu yaşanmaktadır. Sonra tekrar yaşamın devamı için gülümsemenin gelmesinden başka çıkar yolumuz olmayacaktır. Hiç hayata gülümseyelim. Ötesi yoktur. Hiç hayat çaresizliğin başlangıcı veya sonu asla değildir. Bilakis tadına varılması için insanlara bahşedilen değeri asla tam olarak anlaşılamayan ve süresini bir tek hiçliğin bildiği nesnesiz yaşantımızdır. Aşkın hiçliği yaşanan ve olması bir şekilde olgusuz olgusuyla nedenli ve anlaşılamayan duygumuzdur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir