İncir Ağacı
Yokluğundan kalan sessizliğin gözlerimdeki yalnızlığındı.Ruhumda ise, ayrılıktan kalan incir ağacın sevgimin tadıydı. Yüreğinden akan sesin ile duygusal bağımdın. Güneşin kardeşi kahverengi gözlerinden boşalan duyguların, yaşamdaki özgürlüğümdü. Son dakikada dönüp bakan sevgilimi arayan benliğim ise olmayan varlığın ile üzgündü. Akşamın ay ışığında yüreğim geçmişten kalan sakinliğini özlerken, duygusal yelkenim rüzgarı arkasına alıp yeni bir güzele doğru yaşam umudunu sürdürüyordu. Geçmekte olan tramvayın içinde özgürleşmiş aşkın dişisi ve er kişisi yanaklarındaki kırmızı renklerle iç içe geçmiş halde özlemle sarılmışlardı. Bıraktığın ve özlediğim bunlardı.