Erdemli Olmak

Bir çocukluk çağı vardı. Ne kadar da sade idi. Bir gençlik vardı ki hırçın mı hırçındı. Düşünceleri ile yeryüzünde erdemli geleceklerini yakalamak için uğraşırlardı. Böylece yaşam sürüp giderken hayatın duraklarında inmek zorunda olanlar vardı. Düşünülen her şey tabiat ananın eseriydi. Tabiat ana erdemle verdiklerini almak için acele etmiyordu. Yeryüzündeki canlı eserlerinin hayatça yorulmasını ve yaşlanmasını sabırla bekliyordu. Hiç kimsenin kendisine gönülsüzce ve acele olarak gelmesini istemiyordu. Bitkiler, ağaçlar, hayvanlar ve insanlar  çaresizlik içinde yaşamlarının ne olacağını kimileri bilinçli kimileri bilinçsizce olarak merak içindeydiler. Varlıklarındaki neden ve nasıl var oldukları sorularına yeterli anlamda cevap veremiyorlardı. Toprağın çağıracağı ve değiştireceği zamanı bekliyorlardı. Ayrıca hayvanların, bitkilerin, ağaçların ve insanların konuşma dilleri farklı olduğundan birbirlerine olup biteni anlatamıyorlardı. Hepsinin ortak oldukları tek nokta  üzerinde yaşadıkları topraklar sayesinde var olduklarıydı. Yaşanılan topraklar kutsallığın ta kendisiydi.  Toprak her türlü varlığın amaçları, inançları,hayalleri ve düşleri için yaşamda varılacak ilk noktaları olduğu kadar yaşamdan düşecekleri son duraklarıydı. Bu duraktan ötesi bilinmiyordu. Bilinenler sadece tahminlerdi. Tahminler kişi düşüncelerinde erdem içermelidir. İnsanlar için en önemli olan erdemliliğin yüceltilmesidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir