Giderken Bana Bakma
Bugün yine mecburen karşılaştık. Gözlerinde parlayan ışığı birbirimizi görür görmez karşılıklı yakalamıştık. Birbirimizle her karşılaştığımızda söylediğimiz ve aramızda konuşmak için şifre olan ben makinelere asla güvenmiyorum sözlerini derhal söyledin. Bu sözleri duyduğumda elmacık kemiklerinin nasılda güleç hale geldiğine o anlarda şahit olmuştum. Nedendir bilmiyorum fakat o anda içindeki mutsuzluk rüzgarlarından bir anda kurtulmuş halin aklımda oluştu. İç dünyana heyecan geldiğini fark etmiştim. Bakışların bir anda nasılda canlanmıştı. Uzun süredir yoktun. Nerelerdeydin? Soruna hiç şaşırmadım. Anlıyordum ki, yaşama daha fazla tutunmak için sessiz ve sade yaşantında ilgiye ve sevgiye ihtiyacın vardı. İlgi ve sevgi kişinin her an ihtiyaç duyduğu yaratılış gerçekliğidir. İlgi ve sevgi isteğinin yanında görsel görünüşünün hayata nasıl yaklaştığının ifadesi olduğunu anlıyordum. Yaşadığın toplum içinde hayata bakışındaki farklılığın ile nasıl idare ediyordun? Söyler misin? Düşünsel yetersizlik içindeki, düşünmeyi kabul etmeyen, farklı yaşam değerlerini özselleştirmeyen içinde bulunduğun toplumda asıl yaşama tutunuyordun?? Fakat anladığım kadarıyla, senin içinde fırtınalar değil, kasırgalar bile değil, ilgi, sevgi ve duygusal sonsuzluk doygunluğuna erişmek ihtiyacı dolaşıp duruyordu. Neden mı? Saçların enginlerdeki uzanmış aklanmışlığın değil, evrensel zenginliğinin düşünsel ak göstergesiydi. Ruhunda dolaşan özgürlük duygularının yeryüzüne görselliğin ile ifade edişiydi. Nasıl da toplumunun dışına yaşama tarzınla ve görselliğin ile kendini atmıştın. Toplumun kısıtlanmış değerlerinin senin gözünde hiçbir değeri yoktu. Sen yaşam gerçekliğinin ve duygu dolu farkındalığının içinde yüzüyordun. Kişi her an zamansız zamanın içinde sonsuzluğa doğru giderken var olan her şeyin farkına varmakla yaşamın sırrına ermek isteyebilirdi. Kişi içindekileri görselliğiyle gösterebilirdi. Bunlar anlaşılır nedendir. Ya da sözlerle yazılabilir ki bu da anlaşılırdı.Fakat sen hem görselliğin ile hem sözlerin ile verdiğin iletişim gizliliğin ve gözlerindeki yaşama ışıltısı ile kendini güzel ifade ediyordun. Unutmadan, ne olur dönüp giderken bana bakma. Aklım sende kalıyor.