Hiç karşılaşmasaydık Keşke
Yalnız geçen günlerimden kendi kendime yaşamımın içinde çeşitli güçlüklerle mücadele edip hayatımı devam ettirirken benden ne istedin?. Nasıl oldu da aynı anda o akşamın karanlık merdivenlerinde karşılaştık? Bir dakika geç gelseydin veya geç çıksaydım karşılaşmayacaktık. Karşılaştığımızda surat assaydın ve yaklaşacak veya yaklaşma olasılığını hiç bulamasaydım. Yaşantım seninle tanışmadan önce nasıldı biliyor musun? Anlatayım. Seninle tanışmadan önceki günlerimde yalnızlığın doruğuna çıkmıştım. Çaresizliği yaşıyordum. Bir yardım çığlığım vardı. Kendi içimde. Bir duygusal ışık, bir yaşama devam nedeni yakalasam da hayatıma kaldığım yerden devam etsem diye o günlerde çok isteğim olmuştu. Kişi bir şeyi çok istediğinde çareleri yanına yakınına gelirmiş derdi eski insanlar. Sorunlarına çare nerede diye yalnızlık günlerinde daha çok bakarmış. Arar sorarmış çareler olacak veya bulunacak diye umutlar içinde yaşamında beklerken oluşturandan. İşte en kötü günlerimde seninle karşılaştım. Yalnızlığımın kurtarıcısı olarak. Beni kötü düşünselliğimin kapana kıstırılmış durumundan alıp umudun ruhuna teslim eden sen geldin karşıma. Sonrasını biliyorsun. Şimdiyi de biliyoruz.