İlk Duygu
Bugün geçmişimde yaşadığım ilk aşkımı hatırladım. Yıllarımın çok öncesiydi. Çocukluktan yeni çıkmıştım. İlk okulun son sınıfındaydım. Aklım duygusal bağlar konusunda meşguldü. Gözlerim ise kendince bu duyguyu yaşamak için etrafı izliyordu. Okulun başlangıcından birkaç gün sonra sınıfımızda siyah saçlı, kırmızı dudaklı ve yanaklı bir kız dikkatimi çekmişti. Okulun açık olduğu günlerde onu görmek için sınıfta kimseye çaktırmadan bakıyordum. Ne kadar güzel duygularla bakıyormuşum. Şimdi düşünüyorum beni sade bir bakışla yanına yakın durmak bile heyecanlandırıyormuş. Yaşayacağım bu heyecan yüzünden okul öncesi saatlerce burnumu temizlememe, saçlarımı birkaç defa yıkamama, ayna karşısında bu gömlek yakışmadı diğerine bakmama, pantolonum temiz mi diye sürekli incelememe, siyah saçlı kızın ilgisi için aynada kendimle başlangıç konuşması yapmaya ve sınıfta aynı gruba düşersem gurubun ders konusu ile ilgili bilgilenmeye yönelttiği ve bilgi dolu sözlerimle ilgisini çekmeye kadar bir dizi hazırlığa neden oluyordu. Ter temiz bakışlarımı güzel, sıcak ve içten duygularımla yaşadığım ilk aşkımla sınıfımızda birlikte okurken bir zaman sonra gülerek benimle samimi şekilde dalga geçmesini özlüyorum. Yaşamımın içinde onunla ilgili bir şeyler hep kalmıştır. Geçmişin duygulusu özleniyor.