İnsan İradesi

Yaşamın içinde olumlu veya olumsuz olarak düşünce oluşturmamak insan zihinselliğinin çalışma orantısıyla ters bir yaşam tarzıdır. İnsan zihni dur durak bilmeden aktif haldedir. Zaman ve saat sınırı yoktur. Arada bir birkaç saniyeliğine kendisini toparlaması için zaman ayırır. Zaten o anda kişi varlık olarak var, farkındalıklı düşünce olarak yoktur. Düşünceler üretmek zorunda olan zihnin zorunluluğu kendisini meşgul tutmak üzerinedir. Görülen, dokunulan işitilen, ve hissedilen herhangi bir şeyler kaçırılmaz fırsatlardır. İlgilendiği özel bir konu yoktur. Konular görme alanına, çevresine, işitme alanına veya hislerine geldiğinde derhal onlarla ilgili çalışma başlatmak vazgeçilmez özelliğidir. İnsan şartların kendisini olumlu veya olumsuz davranış veya düşüncelere sürüklediğini algılasa da bütün bunların zihnin eserleri olduğunu bilmelidir. Ayrıca serin bir hava ortamı sağlandığında zihin kendisiyle daha iyi geçinir. Aksi halde tutarsız davranışların başlangıcı olabilir. Zihnin içindeki düşüncelerin esiri her zaman olmamak gerekmektedir. Çünkü yanlış davranış ve düşüncelerin yaratıcısı olabilir.  Vücuduna giren her türlü gıda veya yeterli çalışmayan bir takım vücut kimyasallarının yönlendirmeleri yanlış yapmasının nedeni olabilir. İşte burada yine zihnin bir parçası olan insan iradesi devreye girer. İnsan iradesi insan davranış ve düşüncelerinin kontrolünü en iyi şekilde sağlamak için insanı kontrol altında tutabilir. Elbette ki doğru düşünce ve davranışlarda irade ne yapması gerekiyorsa yapmaktadır. İradenin negatif veya pozitif anlamları olsa da genellikle pozitif ve doğruluk yanı akıl yoluyla ağır basmaktadır. İrade insan düşüncelerinin dolayısıyla davranışlarının kontrolünü yine zihindeki bir parça olarak yapmaktadır. Yani yönlendirenin olduğu alanda bir tür oto kontrol içindedir. Bir insan, yaşamında iyi olmanın her haliyle iradesine saygı göstermek olduğunu unutmazsa, ayakları yeryüzüne basarken, vücudunun kalan yerleri gökyüzünde olan düşünen varlık olarak iyi olmak ve doğru olmak denen kavramların içinde kalır. İyi olmak ve doğru olmak ise insanı güzel insanların yaşadığı yerin içinde tutar. İyi insanların yaşadığı yerin neresi olduğunu ise iyiliği iradesiyle öncül kabul edenlerin hepsi bilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir