Yaşamın Değerini Anlamak

İnsan yaşamın değerini anlamalıdır. Birey kendi yaşantısının gerçek değerini anlayabilirse, ihtiyaçlarını veya umutlarını veya olabilecek daha kaliteli yaşam şartlarının farkına varacaktır. İnsan kendi değerini kendi için ve yaşadıkları toplumla birlikte canlı yaşamın tümü için geliştirebilecek olanağa sahip bir varlıktır. Çünkü akıl vardır ve zekâsı ile bu durumu daha da geliştirebilir. Kişiler kendilerinin ne kadar değerli olduklarını keşfettiklerinde neler yapabileceklerini bir bilseler, yaşadıkları hayatın hayat olmadığını keşfedeceklerdir. Özgürce düşünemeyen, hareket edemeyen, bağlılıkları olan her birey aslında birtakım şartlara bağlı birer varlıktır. Bireyi bağlayan kurallar, inançlar, töreler, inançları, aileler, duygusal bağlar gibi bireyi bir türlü istediği gibi hareket etmesini engelleyen bağlılıkları varsa özgürce düşünmesini beklemek doğru olmayacaktır. Özgürce düşünmek demek düşüncesinin önünde hiçbir şekilde bireyi engelleyen tatlı veya tatsız gelişmelerin olmaması demektir. Birey düşüncesine zenginlik katmak için düşündüğünde en ufak bir rahatsız edici gelişmeye takılmamalıdır. Yani neyi düşünüyor ve ne üzerinde çalışıyorsa varlığının düşünceleriyle o noktalara yoğunlaşması gerekmektedir. Çünkü düşüncelerini zorlayacak her olumsuz veya olumlu gelişme üzerinde çalıştığı konudan uzaklaşmasına vesile olacaktır. İnsan aklı bir anda su gibi akar. Suyun aktığı anda insanlık için bir düşünsel üretim metodu yaratıp insanlık için çığır açacak yolu bulabilir. Yönünü değiştirmeye sebep olan her konu suyun akışını değiştirecektir. Su aktığında gideceği yere kadar asla dokunulmamalı veya yönü değiştirilmemelidir. Bir bilseler kendilerini geliştirdiklerinde hayatın ne kadar zevk veren taraflarının olduğunu? Bir bilseler yaşamın insanların gelişmesi için olduğunu. Bir bilseler öğrenmenin, araştırmanın yaşadıkları hayatlarına daha fazla katkı sağlayacağını. Akıllarının bilgiyle nasıl zenginleştiğini ve zekalarıyla ilerlediğinin farkına vardıklarında gerçek hayatın içine girmiş olacaklardır. Bu aşamalardan sonra insanın varlığı anlamlaşacaktır. Bazı insanlar özellikle bilginler ve gerçek inançlılar varoluşlarının sonlanması dahil her bitiş giden yola daha hoş görülü ve kabullenmesini daha geniş olarak kabul ederler. İçlerindeki  duyguları onlara sonlanacak hayatları için hiçbir şeyden korkulmaması gerektiğini zaten hissettirmiştir. Hayat korkulacak gelişmelerle değil kendini keşfetmenin getirecekleriyle daha iyi bir geleceğe ulaşacaktır. Birey bunu tamamladığında yaşam amacı yerine gelmiş olacaktır. Sonuç. Mutluluktur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir