Kişinin Mutluluğu Ve Hüznü Zenginliğinin Kapısıdır
Yaşamın içinde hayatta kalmak için çırpınan kişinin mutlu veya hüzünlü olduğu anları vardır. Bütün mutluluklar anlıktır. Hüzünler gibi. Hızlıca gelir ve geçerler. Yine de mutluluklar az hatırlanırken, hüzünler daha fazla hatırlanır. Sebebi duygusal yıkımdır.
Mutluluk görünüp tadılanın beyinde etkilediği alanların sayesinde oluşur. Bu durum her şeye olumlu bakılmasına sebep olur. Duygular o anlarda içlerdeki noktalara doğru uçuşa geçer. Duygusal aşkın içine düşmüş kişi için mutlu hayat bulut hafifliği ile bir süre yaşanır.
Bir de bunun tersi olan hüznün olduğu anlar vardır. Yaşamda karşılaştığı durumlar hayatı o kadar sıkıcı hale getirmektedir ki, kişi olmaz olsun böyle hayat derecesine sürüklenir. Sorundan kaynaklanan duygular ve düşünceler baskın hale geldiğinden kişi artık kendi yükünü taşıyamaz hale düşer. Kişi hüznün kapısına doğru sürüklenir.
Kişinin yeryüzünde yaşam elde etmesi bile mutlu olması için aslında yeterli nedendir. Doğayı özümsemek, hissetmek, düşünce üretmek duygu dolu aşkı tatmak her şey kişi içindir. Hüzün mutluluğun fark edilmesinde sadece aracıdır. Zaman zaman yaşanır. Olur. Geçer. Mutluluğu aratır.