Minik Papatyayı Hatırladın mı?

Geçmişimin iyi hatıraları arasında  her zaman vardın. Tanışmamız senin sayende ve inatçılığınla olmuştu. Bana kalsa daha çok beklerdin veya beklerdim. Çekingenliğimin farkına çok çabuk anlamıştın. Bir şeyleri isteme iraden seni benim üzerime salmak için sana çok baskı yapmıştı. Her ne olduysa oldu. Beni kendine aldın. Görüşmelerimizde benciliğimi hep yüzüme vururdun. Fakat  bencilliğimin ne kadar doğru olduğunu biliyordun. Benim bencilliğim iyi türde olan bencillikti. Bana ait olanları koruma bencilliğiydi. Kötü bencillik benim içimde hareketsiz olarak kalmaktaydı. Sonra hatırla bir gece telefonla ne demiştin. Kötü bencilliğimle seni senden ve sevdiklerinden alırsam kendimi affetmem dediğinde sana olan hayranlığım artmıştı. Güzel düşüncenle kişiliğini göstermiştin. Günler sonra tekrar görüştüğümüzde sabah sabah birden hoş bir müzik sesi evin içinde yayılmaya başlamıştı. Dışarıda güneş pırıl pırıl parlıyordu. Coşkunluk yürekleri ısıtmaya başlamıştı. Salonda müthiş pozitif enerji dalga dalga yayılıyordu. O anda senin kollarından tuttum ve müziğin coşkusuyla salonda dans etmeye  başlamıştık. Hiç insan sabahın erken saatinde dans eder miydi? Ben bile anlayamadığım bir hareketle bunu başlatmıştım.Bir kaç dakika sonra dansımız bittiğinde hayatımın en mutlu günü demiştin. Gözlerindeki mutluluk göz yaşlarıyla beraber yüzündeki hüznü aynı anda görebiliyordum. Mutlu olmanın sana ne kadar uzak olduğunu fark ettiğimde sana bakakalmıştım. Boynunu eğmiş ve bükmüş gözlerinle alttan alta bir şekilde bana bakmıştın. Cildindeki canlılığı ve bakışlarının aydınlığı ise fark etmemek imkansızdı. Mutluluğu ve hüznü aynı anda çelişkilerle yaşıyordun. Mutlu olma özgürlüğünü bir türlü yakalayamadığını fark ettiğimde sana karşı daha fazla iyi bencillik davranışını sözlerimle beraber göstermek gerektiğini anlamıştım. Seni içimde yaşatacaktım. Tek bir sözüme inanacak kadar beni benden kendine almıştın. Sen mutluluğu özlemiş bir varlık olarak doğruluğu hak etmeliydin. O sabaha kadar sana hiç yalan söylememiştim ve o sabahtan itibaren de seni kırmamaya daha fazla dikkat edecektim. Bu gerçeklik seni benden aldı ama senin kendine yeni bir yol çizmen için iyi bir fırsat olmuştu. Gerçek düşüncelerimi sadece sana değil, kendime bile fark ettirmeden karşımdakini mutlu etmeyi seviyordum.Ben bu durumdan senin için mutluydum. Minik papatyayı hatırladın mı?  Ömrüm boyunca saklayacağım demiştin. Ayrılığın ilk belirtisi olarak hatıra defterinin arasından görmeden yere düşürdüğün kurumuş papatya ile yakında bu ilişkinin biteceğini anlamıştım. Ya sen farkına vardın mı?.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir