Ayrılık Bir Gün Olabilir
Yaşam sürerken değişik nedenlerden kaynaklı pürüzler çıkıyor. Ruh eşiyle ortak yaşama başlamadan önce sorgulanmamış hayatın gerçekliğinden olabilir. Yaptıklarımızı, yapmakta olduklarımız ve yapacaklarımızı sorgulamaya ihtiyaç duymak gibi bir düşünceyi her kişi yapmalıdır. Mesele mutluluğuyla direk olarak etkili olan ruh eşini doğru bir şekilde bulma sorunudur. Ortak olarak yaşama devam edeceği kişiyi bulmadan önce neler yapılmalıdır. Nasıl bir yol izlenmelidir. Bu işin bir yolu veya o yolu açacak bir felsefesi var mıdır? Kişi kendi kendini sorgulamak zorunda olan varlıktır. İsteklerinin farkındalığını anlamak zorundadır. Ruh eşini ulaşabileceği her yerde aramak zorundadır. Yani nerede yaşıyorsa veya iletişim olanağıyla ve ekonomik gücüyle veya sosyal olarak nereye ulaşabiliyorsa orada yaşamı paylaşacağı kişiyi genellikle aramalıdır. Kişinin elinden gelen imkanı budur. Yeryüzünde hiç kimse aradığı ruh eşini yüzde yüz buldum diyememektedir. Kişi önce kendisini korur ve kolladığından dolayı kendi gibi düşüneni ve davrananı bulamaması normaldir. Çünkü kişilikler farklıdır. İnsan sürekli değişen fizikselliğe ve farklı benliklere sahip varlıktır. Esas benliğiyle, yardımcı benlikleriyle birçok konuda çelişki yaşamaktadır. Her konuda anlaşabileceği ruh eşi belki de bu sebeple bulunamıyor olabilir. Tamamıyla aranan ruh eşi bulma isteği olanaksızlığın daha da ötesindedir. Gerçeği konuşmak gerekirse günümüzde eğitimli ve yaşamı bilinçle sorgulayanların öncelikle olarak aradıkları ekonomik geliri yeterli olan birini bulmaktır. Eğer bu gerçeklik yakalanırsa çiftlerden özellikle bir tanesi ağırlıklı olarak yaşam ortağıyla ilişkilerini sürdürmenin çabası içinde daha net olmaktadır. Aşk ve sevgi bu işin neresindedir derseniz, bunlar karşılığında maddi olmayan tamamen kişinin duygularından fışkıran birtakım pozitif isteklerdir. Bilinçle ruh eşini aramış olanlar aradığı her türlü özelliklere yakın birisini bulduğunda birlikteliğinin üstüne önce aşk sonra sevgi duygusunun ekimine başlarlar. Hiç kimse eşim veya sevgilim en çok beni seviyor düşüncesine asla kapılmamalıdır. Kişilikli benlik diğer kişinin bilinemeyen benliğiyle kolay kolay uyum sağlamaz ve hemen birlikteliğini kabul etmeyebilir. Kimse fazla duygusallıktan dolayı hayalci olmamalıdır. Eldeki ekonomik ve sosyal olanaklarını yeterli derecede sorgulayanlar ve bu olanakların günün birinde elden hızla kayıp kaybetme ihtimalini hesaplayanlar ve bu kayıpta duygu dünyasında neler olacağını iyi tahmin edenler, atacakları adımları iyice süzgeçten geçirenler, ruh eşi arayışlarında hayal kırıklığıyla daha az karşılaşıyorlar. Yani en olumsuzu düşünmek lazım. Çünkü ayrılığın günün birinde olma ihtimali vardır. Hayallerin yıkımı bunu izler.