Sen Benim Hiçbir Şeyimdin.

Beni rahatsız eden dört kelime vardı. Birlikte olduğumuz geceler ve gündüzlerde bu kelimeler hep aklımdaydı. Bu dört kelimeyi sana söylemek veya söylememek arasında çokça düşünmüştüm. İki köprünün tam ortasında duygularım ve düşüncelerimin mantığı arasında gidip geliyordum. Birinin birine ait olmasını sağlayacak nedenleri olmalıydı. Bu birlikteliği sürekli hale getirecek birtakım gerekçeler ve bu gerekçeler yerine getirilmeliydi. Sadece sevmek bu gerekçelerinden biri olmasına rağmen asla yeterli değildi. Bu bağlamda sevmenin alt yapısının sağlamlaştırılması bir şekilde sağlanmalıydı. Arada bir dürtülerim sana olan duygularımı söylemem için düşüncelerimi ileri doğru itiyordu. Özellikle en duygusal olduğum  anlarda dürtüm vahşice baskınlaşıyordu. Bu baskıyla seni sevdiğimi söylemelimiydim? Söylersem seni nasıl etkileyecekti? Bu durumda yaşantımızda kontrol edilemeyen değişiklikler olacağı konusunda kuşkularım vardı. Eğer böyle bir söyleme sahip olsaydım ki sen koşa koşa gelebilirdin. Sonra neler mi olacaktı? Bilmiyordum. Yaşam ikimiz içinde büyük bir sürpriz hazırlayabilirdi. Geleceği belli olmayan bir sürpriz yaşam. Geride kalan mutsuzluklar. Sonra belki ikimizden birindeki pişmanlıklar. Seni sevdiğimi hiç söylemedim. Sen benim hiçbir şeyimdin. Ya olsaydın? Anladın mı?

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir