Yeni duygusal Yelkenler

Kişilerin yaşanılan karşılıklı aşktan sonra ayrılıklarının başlamasıyla, yalnızlık duygusu çekmelerinin hikayesi ise bir başka şekilde garipleşen duygularını ve düşüncelerini gündeme getirir. Kırılan umutlar, duyulan acı hisler, terk edilmenin gurura yedirilememe yalnızlığı veya terk etmenin duygusallığı yaşanabilecek hallerdir. Duygu dolu ayrılıktan sonra bir anda boşlukta kalma, bundan sonra ben ne yapacağım, ne olacağım düşüncesi, terk edilmenin getireceği olumlu veya olumsuz yeni olasılıklar kafalarda dönüp dolaşmaya başlayacaktır. Bu sorunu gerçekten yaşayanların içinde hiçbir zaman düşünemedikleri ve sessiz sedasız içlerinde yaşattıkları olasılıkları hareketlenmeye ve dışarı taşmaya başlamıştır. Kişi o kadar garip bir varlıktır ki başladığı her duygusunu başlangıçta az olandan çok olana doğru yoğun olarak yaşamaya başlar. Duygusal ayrılıktan sonra ise yavaş yavaş çok olandan az olana doğru yol alan duygusal kırılganlıktan değişik nedenlerle kendisini kurtarmaya başlamanın gerçekçiliğini duygusallığı tattıktan sonra anlayan bir varlıktır. Kişinin oluşsal yapısı birçok etmenin birbirini tamamlayarak oluşturduğu değişik yeteneklere sahip, birçok merkezle bir arada oluşturularak oradan da tek varlıklı fiziksel bir yapıyı oluşturduğundan dolayı duygusal kırılganlıklardan kendisini her zaman olmasa da ezici bir çoğunlukla kurtaracak yeteneklere bu çok merkezli yapısının her birisinin yardımıyla elde edebilme kapasitesine sahiptir. Her duygusal kırılma kişileri çaresizliğe sürüklemeyi düşünsel ve içsel sıkıntılar ile arttırsa da bunları durduracak ve bu sıkıntılardan kişileri kurtaracak güçlü isteklerini ve düşüncelerini değiştirecek yapıları yeteneklerinin arasındaki akılsallığının derinliklerinde bulacaktır. Unutulmamalıdır ki bir aşksal kırıklığın veya yalnızlık duygularının yaşattığı üzüntüsel özellikler kişiler için yeni çıkışlar yaratacağı gibi yeni davranışsal özellikleri oluşturabilir.  Eski ayrılıklardan veya duygusal çöküşlerden sonra doğasının gereği olarak ister istemez yeni bir duygusal yaklaşım arayışları başlayacağından ne kadar geniş düşünme yeteneklerinin olduğu ve ne kadar yeni bir duygusal yakınlaşmaya açık olduğunun anlaşılması gerçeğinin görülme veya anlaşılma imkanı bu dönemlerde daha iyi fark edilmektedir. Yaşanılan her türlü yokluk bu hissedilen duygusal yokluğu giderme arayışına yöneltir. Kişilerin tek yapması ve istemesi gereken bu gücü meydana getirmeyi gerçekten istemesidir. Eğer bu gücü kendisinde bulamayacak kadar yılgın ve cesaretsiz ve çekingense  bilimsel ve inançsal yardım almayı kabul etmesiyle bu sorununu çözebilme imkanına çoğunlukla kavuşabilme çaresine sahiptir. Tarihin derinliklerinde kişiler bu sorunları buldukları yöntemlerle aslında o dönemin şartları içinde cözebilme imkanları yeterince olmasa da yinede çare bulmuşlardır. Kişi denen varlığın duygusal cevherinin yoğunluğu ile daldan dala dolaşan akıl akışkanlığının yaşanılan duygusal kırılmalardan sonra her zaman yenisiyle yeniden kazanma imkanının olacağı hiç unutulmamalıdır. Bunun gerçekleşebilmesi için kişi gözlerinin arayışında bulunulan  karşı cinsteki gözler için açık tutulmasında fayda vardır. Yani duygusal yelkenleri her zaman aramak ve yenilemek imkanı vardır. Bu yelkenler bazen dişi bazen erkek özelliklerine sahiptir. Eski yelkenler değerli olmasına rağmen yeni yelkenlerde duygusal ihtiyaçların yaşam coşkusu vardır. Eski yelkenler tatlı bir anı olarak kalacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir