Sezgi Yaşamın Toplanmış Bilgisidir
İnsan düşüncesi ara sıra daha fazla doğru kararlar verme yeteneğine var olan duyularının yardım ettiği sezgi kavramı ile kavuşmaktadır. İnsan yaşamdan hem öğrenerek hem yaşayarak hem de okuyarak bilgi toplayan bir varlıktır. Hayatın her alanında yaşamının gündüzünde ve gecesinde ve uykusunda dahi yaşamış olduğu hayatın bütün bilgilerini bir terazi mantığıyla bilerek, bilmeyerek, farkında olarak, olmayarak doğru ve yanlış olarak iç selinde gözden geçiren bir varlıktır. Bu yaşayarak elde ettiği ve tarttığı bilgileri beyninin iç çalışma sistemiyle bir düzene koyar ve yeri zamanı geldiğinde üzerinde konuşulan konu hakkında kendi düşüncesine ek olarak sezgisini de açıklar. Sezgi insanın bilgiyi toplayan, harmanlayan ve dağıtan bütün duyularından arta kalandır. Yaşarken ve uyurken elde edilen ve düzenlenen bu bilgiler kendilerini akıl ve mantığın içeriğinin artığında yer bulurlar. Akıl ve mantık değerlendirmesi doğru veya yanlış olabilir. Benim işime gelen akıllı ve mantıklı bir durum diğer düşünsel sahibinin işine gelmeyebilir. Benim işime gelen akıl ve mantıklı bir düşünce diğerlerinin zararına olabilir. Yanı akıl ve mantıklı demek her zaman doğru kararda olan değildir. Sezgi ise bütün bilgilerin toplandığı akıl ve mantığın kendi sessizliğinde yaşarken arttırdığı sürprizleri bulup işleyen hazinedir. Yaşamdan elde edilen bütün bilgiler sezgiyi oluşturan bilgi deposunda gayri ihtiyari toplanır ve burada kendi çalışma sistemiyle elemeden geçer. Burada sezgi akıl ve mantıktan farklı yol almaya doğru ilerler. Çünkü sezgi kendi çalışma sistemi olarak toplanan bilginin dışarıya açıklanışında eldeki herhangi bir konuda toplanmış kesin kanıtlarla çelişkili olsa da düşüncenin tamamıyla toplanmış halinin açıklanmasıdır. Sezgi aynı zamanda kesin kanıt değildir. Sezgi yaşamın her haliyle verdiği açık olarak duran ve toplanmış olan bilgi depo kapısının kendisini hiçbir kurala bağlı olmayan halinin açıklamasıdır. Sezgi yaşamdan gelen bilgilerin elekten geçmesi ve kanıtsız olarak açıklanmasıdır. Sezgi toplanan bilginin karar olarak delilsiz son aşamasıdır. İnsan sezgisi yaşam bilgisiyle harman olur ve hiçbir işe yaramayacağı sanılan kişi düşüncesinin bu harmandan kalan kırıntılarıyla servis edilmesiyle düşünsel olarak oluşur. Bu sebeple sezgi akıl ve mantığın bir türlü işleyemediği ve anlayamadığı atılmış çöpleri toplayandır. Yaşamdan yeterli olacak her türlü bilgi elde edilemezse, sezgi sezgisiz olur. İnsanı sezgisi yanıltabilir, yanıltamaz da. Elde edilmiş her türlü bilginin ulaşamadığı ve çözüm veya çözümsüzlük karşısında devreye son çare olarak girer.