Yaşanmış Duygu Etkisini Bırakır

Kişi yaşamının içinde her halde en zor olan ayrılığın verdiği tarifsiz acıdır. Hiçbir kişisel yakınlık, şarkı, şiir, duygusal destek veya her neye sahipsen hiçbiri ayrılık sıkıntısı haberini aldığın andan itibaren yaşadıklarına çözüm olamamasıdır. Yaşanan sıkıntı o kadar fazla yaşamının içindedir ki, hayatın bütün yaşanmış güzellikleri garip, anlamsız ve yalnız yaşamın içinde sönmüş kül haline dönüşmüştür. Kişi yaşanılan dünyada çeşitli anlamlarda tanımlanır. Kişi için olumsuz konuşanların tanımları şöyledir. Hayvani geçmişi, vahşidir, zavallı mahluktur, yardıma muhtaçtır yine de duygu durumu vardır. Çünkü en duygusuzun bile ailesinden bir kişiye duygusal bağlılığı vardır.  Olumlu konuşanlar ise kişiyi şöyle tanımlar. İyilik timsali, inancın sahiplenmiş varlığı, acıma ve sevme duygusu olan, yardımsever ve akıllı varlık vs. Anlaşıldığı gibi her hal itibariyle kişi duygu dolu varlıktır. Kişiler her nasıl tanımlanırsa tanımlansın, yaşadıkları hayatta duygu boşluğuna düştüklerinde yaşadıkları dram anlatılır ve tanımlanır gibi değildir. İçten içe bir yangın bedenin içini ve dışını küle dönüştürmektedir. Yaşanmış her şey anlamsızlaşmaktadır. Gerçek sebebi muamma olan yaşanmışlık yaşamının vazgeçilemez parçası olduğundan, kişiler duygulara önem veren varlıklar olarak vardır. Kişi  duyguların sahibidir. Yaşanmış duygular etkisini bırakır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir