Uzaklaşmak Zorundaydım

Şehrin tarihi değerlerinin derinliğinde ve sessizliğin içinde akıp giden coşkunluğumla yürürken aklımda kalan birkaç hatıran seni hatırlatmaktaydı.  Papatya. Hatırladın mı? Senin papatyaları sevdiğini bilmeden bir akşam üstü tek bir papatya getirmiştim. Çok sevinmiştin. Nereden bildin papatyayı çok sevdiğimi diye sevinçle sormuştun? Neden sana mini bir papatya verdim biliyor musun? Kalbinde küçücükte olsa bana bir parça yer ayırdığın için o küçük papatyayı getirmeyi uygun bulmuştum. Sonra papatyayı bir defterin arasına saklamıştın. Aradan bir birkaç hafta geçmişti. Bir gün başka bir eve taşınmak için eşyalarını toparlarken bende sana yardım ediyordum. Papatyayı sakladığın hatıra defterini almış ve çantana koymak üzereyken yapraklarının arasından kurumuş haliyle yere düşmüştü. Sonra papatyayı yerden aldığında kuruyan yaprakları tamamıyla dökülmeye başlamıştı. Bende seni izliyordum. O an dedim ki kendi kendime bu birliktelik buraya kadarmış. Birkaç gün sonra ikimizde ayrı yollarda yaşamaya devam etmek zorunda kalmıştık. Yaşam bize gerçekleri yaşatmakta son derece kararlıydı. Dağıldık. Aradan uzun bir zaman geçti. Yıllar sonra bir akşam üstü kısa bir görüşmemiz olmuştu.Sonuç neydi biliyor musun? O Buse var ya o Buse hani omuzuna dudaklarımı kondurduğum o Buse var ya senin neden diyen heyecanlı sorun vardı ya o dudaklardan sonra o görüşmenin sonrası beni telefonla aradığında söylediğin. Anlamıştın. Nedenini o akşamki Busenin. Sen bir umutla bir şey söylememi bekledin. Ben bir şey diyemedim. İçimdeki o düşüncemi saklamalıydım. Tıpkı karanlığın içinde sessizlikle attığım bu geceki adımlarım gibi sana olan duygularımla birlikte hatıralarımdan uzaklaşmak zorunda kalmıştım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir