Çiçekler Topraktan Doğar

Kişinin aradığı nedir ki? Yiyecek, sağlık yaşam ve düşünsellikle özgürleşmesini istediği bedenindeki duyguların isteklerine cevap bulmaktan başka. Kişi hayatı boyunca istediği böyle bir kaç istekte yoğunlaşmıştır. Ayrıca  duygusal yaşamının sürmesinde çıkış bulamadığında arayışa girerek içinde bulunduğu durumdan kendisini kurtarmaya çalışır. Bu düşünce şekli yaşamda kalma isteğinin gerçek hayattaki yansımasıdır. İstese de istemese de bu değişme, değiştirme ve yenisini bulma gerçekliğini hiç bir engel durduramaz. Bu gerçeklik kişinin bitmeyen arayışının süreceğini, enerjisinin kaynağının ise yaşamda kalması olduğudur. Ya bedenini yok edecek ya da düşüncesinde ve duygularında toplanmış temel istekleri yapmak zorundadır. Kişi aklı ne yapsın? Bedenine sahip olmak için çabalarken içindekilere tam olarak asla sahip olamadığı gibi onu yönlendirecek hiçbir şeyin kontrolüne tam olarak sahip değildir. Kişinin en güçlü sistemlerinden biri hayatta kalma üzerine kuruludur. Bu mekanizma kendi kendisiyle karmaşık yapılarla iç içe geçmiştir. Bütün sistemin çalıştığı veya sistemin bağlı olduğu fakat birbirinden bağımsız ortak noktaları vardır. Bu nokta tehlikeyi fark ettiğinde kendisini bir süreliğine ölüme bile kapatacak kadar sistemi kontrol eden bir etkinlik yeteneğine sahiptir. Fakat bu nokta bile başka parçalara bağlı olarak çalışır. Tek yönlendirici öz asla değildir. Bu sebeple kişi bedeni değişim zorunluluğunda ya kendisini tamir ettirerek bir süre daha yaşamına  devam eder veya kendisini yaşama kapatır.  Sonra çiçekler topraktan doğar. Canlılardan birinin içinde enerjisiyle yaşamaya devam eder. Bazen de uzakların uzağında yaşamaya devam eder. Bu uzaklar evrenlerin biri olabilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir