Kırmızılık Özlenendir

Kişi derinlerinde saklanmak zorunda bırakılan her olumsuz düşünce varlığının mutsuzluğuna neden olmaktadır. Benliğinizin sizi yaşam yolunda yanlışlıklarla dolu kararlardan ve davranışlardan uzak ve dengede tutmak için ne kadar mücadele verdiğinin eğer farkında olsaydınız yaşam yolundaki mücadelesini rahatlatmaktan ve ona  yardımcı olmaktan kaçınmazdınız. İnsan dünyası yaşamdaki güzelliğin yolunu benliğine saygı duyarak rahatlıkla bulabilme yeteneğine sahiptir. Bu nedenlerle saklı düşünceler açıklanmalıdır. Geçmişte yaşanmış baskısal çocukluk veya yetişkinlikle beraber taşınan inançsal tutuculuklara rağmen, sevgi dünyanızın sözlerini sevdiğini düşündüğünüz kişiye söylemekten çekinmemenin yolları bulunmalıdır. Ayrıca inançsal nedenleriniz ile duygu dünyanıza gem vurulmamalıdır. Eğer  gerçekten istenmeyen duygusal durumun yaşanmaması olsaydı, kişi yapısında inancın sahibi veya inancın oluşmasını sağlayan şartlar zaten oluşmayacaktı. Demek ki duygusal bağın oluşması,yaşanması ve gerekirse açıklanması veya söylenmesi gerektiği kişi kaynaklı bir oluş değildi. İnanılan ve yaratılan ve evrimleşerek oluşturulan kişinin düşünselliği ve inancı bir zorunluluktur. Eğer olumlu duygularınızı açıklayamıyorsanız bu durum geçmişteki kişiliğinize yaptığınız veya kişiliğinize yapılan değişik baskılardan dolayıdır. Oluşturanın kişi dünyasına kazandırdığı en önemli yetenek duygusal dünyalarının genişliğidir. Yaratıcı kişinin bu dünyadan da en güzel duyguları tatmasını istediğinden, bu yetenekleri  hak ettiğinden dolayı kişide oluşturmuştur. Bütün bu gerçeklerden hareketle kişilerin anlaması gereken gerçek ise hissettiğin sevginin açıklamama pişmanlığını asla yaşamamak ve duygularına ne olursa olsun gem vurmamak gerektiğini anlamaktır. İçinde sakladığın sadece sözler değildir. Varlığının içindeki gerçeği yaşayan ve kendi içinde çelişkiler yaşayan duygularının yansıtılmamasıdır. Sen sendeki saklanmak zorunda bırakılan duygu ve düşüncelerini her kime ne duyuyor veya hissediyorsan dışarı çıkartmak zorundasın. Korkma söyle her ne hissediyorsan ve istiyorsan sevdiğin kişinin gözlerine, kulaklarına ve dokunarak bedenine ve hitap ederek içten içtenlice neler hissettiğini ilk fırsatında. Değer verdiğin duygusal bağlılığın ile konuşurken yüzündeki kırmızılık oluşturan aşkın duygularının görsel ve doğal tepki renginin azalmasına ve kaybolmasına asla izin vermemelisin. Eğer o yolları bulamazsan duygu bağı hissettiğin kişi sana olan ilgisini bir zaman sonra kaybedecektir. Kişilikli insan gözlerinle sabahın en erken saatinden beri sevdiğin kadının yolunu gözlediğini fark ettiğimde senin için üzüldüm diyemiyorum. Çünkü iyi ki âşık olmuşsun sevdiğini hissettiğin ve sabah sabah okul yolunda beklediğin kadını dedim kendi kendime. Aşkı duygusal olarak tatmak bile hayatın iksiridir. Sözlerinin bu bağı inkar etmesine rağmen gerçek duygularını hissettiğin kadınla buluşmuştun. Sözlerinle şu andan sonra yaşadığın gerçeği asla inkar etmemelisin. Aşkın ilhamını senin içine bırakan ile ayrıldığında uzun müddet bir daha görmeyeceğini bildiğinden hem sevdiğin kadını gördüğünden sevinçli hem de çok üzgündün. Bir daha ki buluşman bir yıl sonra idi ve dört gözle bekleyeceğini  ve sevdiğin kadına bakışını bugün gördükten sonra ne diyeceğimi bilemiyorum. Aslında sen mutluydun. Sadece  aşık olmanın ne kadar değerli olduğunu kabullenemiyordun. Çünkü senin inancın duygularının önüne geçmişti. Halbuki inanç duygulara çok önem verirdi. Çünkü elde tutulamayan duygular olduğu gibi, inanca ve inanılana duygularla ulaşılacağını yine en iyi sen bilmeliydin. Birçokları  seviyorum derken aslında gerçek aşkı içten içe sessizliğin ile yanında gittiğin kadının ile yaşayan sendin. Ah o kırmızılık var ya o kırmızılık sevdiğini beklerken ve konuşurken ve sonra ayrılıp gittiğinde yüzünde gitmeyen kırmızılık ve kelimelerinle onu anlatarak susmadığın saatler ile duygulu anlatışın vardıya. İşte  bunları söyleten ve yaşatan kırmızılaştığın duygularındır. .

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir