Ayrılık Anı
Her çağırdığında koşa koşa sana gelirdim. Gelirken türlü türlü düşünceler içindeyken varlığımın farkında bile olamıyordum. Bir an önce sana ulaşmak için yollar bitmez, saatler geçmez her şey ulaşılmaz görünüyordu. En sonunda gelmem gereken yere gelirdim. Kapıyı açtığın anda son derece ciddi bir bakışın ve davranışınla karşılaşıyordum. Her nedense bende seninle karşılaştığımda gergin olmaktan kurtulamıyordum. İlk dakikalardan itibaren ikimizde son derece mesafeli hal içinde olmaktan bir türlü kendimizi çekememenin sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyorduk. Bu anlarda gerçek hislerimizi birbirimize söylemeye her nedense korkuyorduk. Öylece bakışır ve ciddi konuşmaların içinde birbirimize yaklaşamadan saatler geçer giderdi. Bir yandan yakınlaşmamızı isteyen bedenlerimiz ve düşüncelerimiz varken diğer yandan bir araya gelmemizi engelleyen ne olduğunu bilmediğimiz korkuların içinde kaybolmaktaydık. . Belki de bu korkuların nedeni bir arada kalmaya karar verdikten sonra yaşamlarımızda oluşturacağı yıkımlardan çekindiğimizdendi. Sonra sen ne çabuk vakit geçti der ve hayret ederdin saatlerin bu kadar hızlı aktığına. Ben nedenini anlardım. Tahminim sende hissederdin. Sonunda içten hiçbir hareket isteği gelmeden kalkar gitmek isterdim. Sende aynı düşünceyi destekler davranıştaydın. Çağırdığında gelmiştim. Ya sen bilmiyordun neden çağırdığını ya da ben neden geldiğimi? Geçmişimde sana her bakışımda yükselen duygu gölgemdin. Yaşamın zorlu fırtınasıyla baş başa kaldığımda sana tutunur savrulup gitmeme sıcak, şefkat dolu sözlerin ve kolların izin vermezdi. Çınar ağacının yaprakları bedenimi sarıp sarmalarken parmakların ve parmaklarım ile iç içe geçerken sevgimizin en derin ortaklığındaydık. Zaman geçiyordu. Ayrılığın yolu gecenin karanlığı yaklaştıkça yaklaşıyordu. Her zaman olduğu gibi yine gerçeklerimle baş başa kalmıştım. Bırakıp gitsem sana yazık olacak, bırakmasam bana yazık olacaktı. Sonunda ikisinden biri yine olmuştu.
YOUTUBE BAĞLANTISI: Cemaldalda