Enerjiler Duyguları Taşır
Gözler yine enerjiler tarafından geçmişe doğru yolculuğa çıkarılmaktadır. Bu anlarda insanın temel yapısını oluşturan enerjiler, geçmiş duygularına yakalanıp, uzaklara gitme dürtüsü hissetmişse, eski çok eski bir sevgiliyi özleyen ve saklayan belleklerindeki duygularıyla özlem yollarını izlemektedir. Bedenlerde bulunup, her zerresi milyonlarca kez büyütülerek görülen temel maddeciklerin detaylarının en küçük parçası mikroskoplarla incelendiğinde, fark edilenlerin sicim şeklinde görülen ve özgül ağırlığı olmayan enerjiler olduğudur. Enerjiler geçmişte yaşadıklarını bellekleri vasıtasıyla tekrar geri çağırarak yaşanmış hatıralarını unutmazlar. Enerjilerin sayesinde zevksel olarak bedenlerde oluştuklarından dolayı duygusal bağ olarak atfedilen aşkı kişilerde var etmişlerdir. Hüzün, neşe, acı, kin, nefret, ayrılık, mutluluk, sevgi hislerini yaşayanlar boyutları asla birbirinin aynı olmayan enerjilerdir. Dolayısıyla duygularının ne derece az veya çok olduğunu veya ne kadar güvenilir olduğunu veya güvenilmez olduğunu yaptıkları ve güvenleriyle bedende gösterirler. Enerjilerin görünen varlığı olan kişilerde çelişkilerini bütün olasılıklarıyla zaten görmekteyiz. Enerjileri temsil eden bedenler görsel olarak yaşayan ve yansıtan ve tatmaya aracılık edenlerdir. Bedensel olarak varlıklarını gösteren enerjilerin içinde bulunduğu bedende bir yaşam süresi vardır. Süre bittiğinde bedenler toprağa düşerler veya yakılarak toz haline getirilir. Toprağa düşen veya toz haline getirilen bedenlerin taşıdıkları enerjileri dağılmaya başladığında eski aşklarını içlerinde taşıyarak yeni yuvalar aramaya başlarlar. Dolayısıyla enerji dolu duyguları taşıyan kişiler her zaman yeni bir aşka hazırdırlar. Aynı şekilde enerjileri ile birlikte görsellikleri taşıyan yaşayan canlı yaşamlarda.