Özgür Düşünce Ve Beden
Beden ve düşünsellik kişiden kişiye yaşamda kalmaktan çok hoşlanır. Bedeni tutsak veya özgür olarak tutan kişi zihninin içindeki düşünceleridir. Beyin burada birbiriyle iletişim içinde enerji dolu bağlantıların olduğu ve bilginin depolandığı esas oyuncudur. Özgür düşünceler yaşamlarını devam ettirecekleri yol ve yöntemler konusunda seçme olasılıkları ile kişilerin hayata tutunmalarını sağladığı gibi tat almalarını sağlar. Fikirlerin tutulması veya dışarıya akıtılacak cesarette olunmaması veya saklanması için nedenler oluşturulması yolunun seçilmesi halinde, kişi düşünsel özgürlüğüne vurulmuş ket oluşur. Özgürce düşüncenin önündeki engellerin kaldırılması kişi için varoluş sebebinin en başta geleni olmalıdır. Bu varoluş sebebinin kanıtı ise, düşünsel gücü sayesinde yaşamın düzenlenmesi gerçeğidir. Kişinin düşüncelerini engellemek isteyenler değişim ve dönüşümün olmamasını kötü bencillikleriyle isteyenlerdir. Bunlar hem kötü bencildir, hem de düşünsel gelişimini durdurarak insanlığın gelişimine zararlı, kendilerine geçici fayda sağlayan köhnemiş çıkarlarını korumak isteyenlerdir. Kendi çıkarlarını kollamak isteyenlerin olması,şimdilik olmak kaydıyla yeterli kadar karşı konulamayan gerçektir. Düşünen varlık kendi cinsinin yanlış veya doğru düşünceleriyle hayatta kalma mücadelesi veren değerli varlıktır. Yanlış düşünenlerin sayesinde doğruyu keşfettikleri de olabilir. Yanlış düşünmekte düşünsel gerçeğidir. Düşünsellik yüklenilen ve doğmadan önceki bilgileriyle karar verir. Özgürlük ve özgürsüzlük ile yaşamın derinliklerine devam edip, varlık nedenini hala bilmediğimiz hayatımızın nerede olduğu bilinmeyen kalbine doğru tam yol olarak yol alırken, yaşam içinde var eden her şeyle birlikte devam etmekten başka çözümlerin olmadığı (şimdilik olmak kaydıyla) bilinmelidir.